AK PARTİ; SEÇMENİ DİNLİYOR MU?
‘Adalet ve Kalkınma Partisi bu seçimde aday belirlemekte bir hayli seçici bir yöntem izledi.’ İlk cümlemiz neden tırnak içinde diye aklınızda soru işaretleri belirmiştir. Hemen onun da açıklamasını yapalım. Zira son günlerde Adalet ve Kalkınma Partisinin bazı uygulamaları ülke genelinde acaba bu söz havada mı kaldı dedirtecek cinsten.
Çünkü ülke genelinde gelen bilgilere göre partinin, yaklaşık 15 civarında il de aday tanıtım toplantılarını iptal ettiği veya ileri bir tarihe alındığı açıklamaları yapıldı. Hemen akabinde ise yapılan bazı açıklamalarda, anketlerden yüksek derecede güvenoyu alan bazı adayların adının silindiği. Geçmiş dönemde başarılı bir çalışma profili çizen adayların ise listelere bile dâhil edilmediği ortaya çıkmaya başladı. Bu da seçmen üzerinde olumsuz bir etki oluşturdu ve akabinde hemen tepkiler gelmeye başladı. ( bunun iki örneğini yazımızın sonunda resimlerle ispat edeceğiz.)
Şimdi akıllara gelen bir diğer soru da, ‘ madem bu insanlar aday gösterilmeyecek ve yerlerine vekiller veya bir başka heyetin aklında olan isimler aday gösterilecekti. Neden anketler yapıldı? Veya bizlerin yani milletin fikri önemli değildi neden bize sordunuz.’ Diyen vatandaşların da haklılık payı ortaya çıkıyor. Evet, madem bu insanların verdiği kararın bir önemi yoktu neden bu insanlara fikrini sordunuz. Oturup kendi aranızda adayları belirleyip kararı siz verseydiniz! Diye sormakta bizim en doğal hakkımız.
Aslında konunun bir de can alıcı başka bir noktası var. Adalet ve Kalkınma Partisi aday belirleme sürecinde ‘Fetö’ bağlantısı olmaması konusundan bir hassasiyet sergilediğini söylemişti. Terör örgütüyle bağlantısı bulunmayan bu insanların da bazı suçlamalardan sıyrıldığı anda ‘fetö’ terör örgütünden hesap soracağı, hatta kan kusturacağı yönünde milletimizin güveni vardı. Şimdi bu insanlar elenip yerine her hangi tepeden inme bir aday getirildiği zaman bu mücadele sözü de havada mı kalacak! Diye insanlarımız arasında bir söylenti dolaşmaya başladı.
Üstelik bu aday belirleme sürecinde İstanbul ve çeşitli iller dahil bu yöntemlerin uygulandığı burada olan vatandaşlarında bu gibi yöntemlere aşırı derecede tepki verdikleri de kamuoyuna yansıyan bilgiler dahilinde. Dün İstanbul derneklerden gelen bir dostumuzla da bu konuları istişare yaptığımızda son durumun kendilerini de son derece rahatsız ettiğini belirterek mevcut atmosferin ilçemiz için son derece üzücü olduğunu da belirttiğini aktarmak isterim.
Her ne olursa olsun insanların söylediği bir söz var ve bunun da hem genel merkezler hem de partilerin yerel temsilcileri tarafından göz ardı edilmeyeceğini zannediyorum ki, ‘ insanlara sorulduğunda yerel seçimler parti değil aday seçimidir. Bizler de dayatmaya değil kendi hür irademizle istediğimiz adaya oy vermek istiyoruz-isteriz.’ Diyorlar.
Artık milletimiz despotluğun ve tepeden inmeciliğin sonunu görmek, hür iradelerinin ürününü almak istiyorlar.
Her parti seçimleri kazanmak ister ve Adalet Kalkınma Partisi gibi bir partinin de her hangi bir yerde kendini bu tür risklere atacağını şahsen ben tahmin etmiyorum. Zira bu parti seçmenle tabanda bütünleşebilen ve seçmenin sesine kulak veren bir parti olarak Türk siyasi hayatına adını geçirmiş bir parti olarak gözlemliyorum.
Fatih KAPLAN 15.01.2019
—-Aşağıda resimlerini verdiğimiz örnekler ülke genelinde yaşanan birçok itirazdan sadece iki tanesidir.—–