Albennyy, Expery, Sofikles’ten sonra sıra İmamoğlu’nda mı?
Tarih tekerrürden ibaret derler. Dünyayı kasıp kavuran Cihan Harbi’nden sonra yüzyıllarca İslam’ın sancaktarlığını yapan Osmanlı İmparatorluğu ve hatta Türklerden intikam almak isteyenlerin sözlerini unutmamak gerek.
11 Kasım 1917 de Kudüs işgal edilir. İngiliz komutan Edmund Allebeny gurur ve ihtişamla Selahaddin Eyyubi’nin sandukasının başına gelir. Etrafına mağrur bakışlar attıktan sonra Selahaddin Eyyubi’nin sandukasına üç tekme atar. Ağzından köpükler saçan kuduz bir köpek gibi bağırır: “Kalk biz geldik. Bak bugün Haçlı seferleri son buldu ve biz kazandık!”
O Selahattin Eyyubi ki “Kudüs esirken bana gülmek haramdır!” diyen yüce komutandır.
13 Kasım 1919 da İstanbul işgal kuvvetleri tarafından işgal edilire ve Fransız komutan Frarched Esperexy beyaz atına binip Fatih Sultan Mehmet Han’a nispet yapar gibi ihtişamla ve hainlerin sevinç çığlıkları arasında şehre girer.
8 Temmuz 1920 de Yunan Piçi, Yunan Orduları Komutanı Sefoklis Venizelos Bursa’ya girer girmez soluğu Osman Gazi’nin türbesinin başında alır. Yine kudurmuş bir köpek gibi bağırır: “Kalk ey koca sarıklı, koca Osman! Kalk da torunlarının halini gör! Kurduğun devleti yıktık. Seni öldürmeye geldim!” der.
Bugünlerde ise; çağ açıp çağ kapatan, imparatorlukları dize getiren, gemileri karadan yüzdüren sultanlar sultanı; Fatih Sultan Mehmet Han’ın kabri başına İstanbul’un Şehremini olduğunu iddia eden zat, ‘Eli kıçında’ girme saygısızlığını göstermiştir! Hesap sorar gibi yapılan hareket tamamen Hakarettir!
Hemen hemen her kesimden aldığı tepkilere sırıtarak ve bunu normal bir olaymış gibi göstermeye çalışarak olayın örtbas edilmesine çalışan ve göreve geldiği günden bugüne kadar laftan başka iş üretmeyen Ekrem İmamoğlu, aklından geçenleri keşke açık yüreklilikle söyleyebilseydi. Keşke aynı onun gibi yapan önceki örnekleri kadar cesur olabilseydi. Ama nafile. Her zaman ki pişkinliği, müptezelliği ve laf kalabalığını yapmaktan başka hiç bir şey yapmamıştır.
Fakat devletimiz olaya el atmış ve hakkında soruşturma açmıştır. Yani; “Girdiğin mekân elin kıçında girilecek yer değildir. Edepli ol!” demiştir.
Soruşturma haberi meydana çıkınca olayı ti ye alanlar, hafifletmeye çalışanlar ve ya ‘Siyasi karardır…’ diyerek güya Sayın başkanı temize çıkarmaya çalışanlarda maalesef aymazlık içerisindedir.
Bu olayı hafifletmeye çalışanlar Yüce Sultan Fatih’in, “Bizim aklımızın eriştiği yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz!” diyenlerdir ve ne onu ne de ülküsünü anlayamayacak kadar şuursuzdurlar.
Evet, tarih tekerrürden ibarettir. Ceddimize yapılanlar nasıl tekerrür ettiyse bunu yapanların sonu gibi düşünenlerin sonu da aynı olacaktır.
Fatih Kaplan 04/05/2021