Ayten Turan Yazdı: Gençlerimiz Araf’ta Gibi

YAZARLAR - Eylül 18, 2020 14:02

GENÇLERİMİZ ARAF’TA GİBİ

Bu gün söyle sokakları gezeyim dedim, merdiven altı atölyelerin olduğu sokakları, adı kafe ye dönmüş küçük mahallerin öğlen paydoslarında atölyelerden çıkmış işçilerin ucuz çay içtiği sigaraları tüttürdüğü, onlara lüks sayılan yarım saatlik nefes aralarının verdikleri kafelerde gezdim…

Ne olduğunu bilmediğim umutsuzlukları gördüm, gencecik insanların sadece karın tokluğuna gün doldurduğunu gördüm.

Mahalle aralarından geçerken yaşları 18, 20 arasın gençlerin kaçak tütün sarıp içtiklerini gördüm.

Salgın hastalık falan umurlarında bile değil gibilerdi.

Sokak aralarında satılan kaçak sigaraları biliyordum da, tütün sararak içen gençleri görmek beni şaşırtmadı desem yalan olur.

O tütünü kağıdına sararken hallerini bir görseydiniz, sanki dertlerini sarıyorlardı.

Gençlerden biri, diliyle ıslattığı sigara kağıdına sanırım hasretlerini özlemlerini sarıyordu.

Belliydi Anadolu’dan gelmiş yüzünde ki yanık gölgeleri tarlada çalıştım diyordu ama bugün bu yerin dibinde, kumaş taşıdığım yer süpürdüğüm yerdeyim, der gibi bir hali vardı.

Belli köyünü toprağını özlüyordu.

Oralar da köyün de, para kazanabilseydi buraya gelmezdi, ekerdi biçerdi yaşar giderdi oralarda, olmamış belliydi.

burada da mutlu değildi, Araf’ta gibilerdi ne geri dönebiliyorlar, ne de burada kalabiliyorlardı.

Hani bir laf var ya, ne şehirli olabildik, ne köylü kalabildik, zordu yani yaşamak zordu büyük şehirde.

Mahalle arasında öğlen yemek paydosunda gençler kapılarda mahalle kahvelerinde ki, yalnızlıklarını gördüm,

Birbirleriyle bile konuşmaktan acizlerdi, hiç bir şey paylaşmıyorlar o dinlenme biriminde yarım saatlik bir arada sadece kendi dertlerine gömülüyorlardı.

Belki okumak isteyen vardı,  belki sevdikleri vardı içlerinde sakladıkları bir gerçekleri vardı.

Ama ekmek davasında çalışmak zorunda oldukları gibi, hayallerin belkide umutlarının yok olması gerekiyordu.

Çünkü gerçekler acıydı ve bu acıya hayal kurarak yaşayamazlardı gençlerin canları sıkkındı belli yetmeyen bir şeyler vardı, hayatta ve onları anlamayan godoman patronları…

Şimdi duyar gibiyim, bunları neden yazıyor acaba  dediğinizi, Türkiye’nin bitmeyen tükenmeyen bir gerçeği, birçok insan bu yollardan geçmiştir diye düşünüyor olabilirsiniz.

Doğru hepimiz geçtik ama bizlerin umutları bence bugünkü gençlikten daha fazlaydı.

Her gecen gün farkında olunmayan günler yaşanıyor, gençler umutsuz ve her gün biraz daha tükeniyorlar, ümitleri kaybolmuş kaçak sigara içen ve o yaşta bilmem kaç yıl geriden gelen tütün saran içine çekerek unutmak istediklerini bile unutan bir gençlikle karşı karşıyayız.

Diğer taraftan sanal ortamlar yüzünden Asosyal olan sanal ortamla gerçek hayatı ayırt bile edemeyen anne ve baba parasıyla nefes almaya çalışan bir başka gençlik daha var.

Başka bir gençlik türüde paranın azdırdığı ama mutluluğun yok olduğu intihar giden tükenmişlik sendromunu neden yaşadıkları belli olmayan bir gençlik daha var.

Yani anlayacağınız gençliği yok olan bir toplum halindeyiz.

Tükeniyoruz üst üste yaşanan mali kriz, oturmayan bir eğitim sistemi, birbirini anlamayan aile birimleri birleşince hep beraber  bitiyoruz.

Ne kadar sanal ortamlarda tatiller eğlenceler, sanki herkes mutlu huzurlu havalarında, herkes yediğin içtiğini yaptığı iyiliği bile başkalarının gözüne sokuyor ya, işte buda tükenen bir toplumun belirtisinden başka birşey değil.

Peki ne yapmalıyız gençlerimiz kaybediyoruz gençliği kaybolan bir toplumun geleceği olamaz o zaman hep beraber sanatçısı siyasetçisi artık gençliğin geri gelmesi için çalışmalar yapmalı,

İş verenler çalışma arkadaşlarını motive edecek çalışma sistemleri getirmeliler, üreten ve kazandıran bir kadro için.

Gençlerin çocukların sanal ortamlardan uzaklaştıracak aktivitelerin içinde olmalarını sağlamak için gerekirse belediyelerin ve devlet birimlerin harekete geçmesi gerekli.

Eski aile kavramı ne kadar hayat şartları yüzünden geri getiremesekte, beraber aile içinde ortak zamanlar yaratmalıyız ve ortak alanlarda beraber olmanın hazını ailemize hissettirmeliyiz.

Yani hep beraber Türk gençliğinin kanını harekete geçirmeliyiz, yoksa yok olan bir gençliği kurtarmak için geç kalacağız, hadi şimdi tam zamanı, yan yana olma ve gençlerimize sahip çıkma zamanındayız…

Gençlerimizi Araf’ta bırakmayın.

Sevgiyle kalın…

Ayten Turan 18/09/2020

BENZER HABERLER