Ayten Turan Yazdı: Saçma Bir Masal

YAZARLAR - Ocak 26, 2021 19:59

SAÇMA BİR  MASAL

Zamanın birinde bir ülke varmış zengini zenkinken fakiri fakir olduğunun farkında bile değilmiş.

Zengini de, herkesi kendileri gibi görür, fakirliğin kavramını bile bilmezlermiş.

Günler böyle gelip geçerken, bu ülkeye salgın bir hastalık musallat olmuş, herkes yavaş yavaş hasta olmaya başlamış, zengini de, fakiri de, aynı hastalıktan dert yanarken, fakiri bu hastalık süreçinde kendilerinin daha çok yıprandığını farketmiş.

Birbirleriyle konuşmaya başlamışlar, bazılarının ekmeği kaymaklı iken bizim ekmek niye kuru demeye başlamışlar.
Günler geçtikçe bazılarının ekmeği varken bizim ekmek niye bitmeye başladı diye sorgulamaya başlamışlar ama nafile zengin kendilerinde var diye herkese herşey var, herşey yolunda sanmaya devam etmiş.

Masal bu işte kendilerine ne olduğunu bilmeyen fakir yavaş yavaş tükenmeye başlamış, dükkanları kapanmış, işsiz kalmışlar, yetmez gibi yokluk her geçen gün daha da büyümüş, iş yok tabi ki büyür ama neden böyle olduğunu hala anlamamışlar.

Bu ülkenin ileri gelenleri yönetenleride bakmışlar ki fakir Halk sorgulamaya başladı ne yapsın hemen bir açıklama yaparak yokluk yok bu ülkede işsizlik yok, iş yerini kapatan esnaf yok, herkesin ekmeği ballı tükenen ekmek yok diye söylentiler yaymışlar.

Bu söylentileride o kadar çok inandırıcı vurgulayarak  söylüyorlarmış ki, fakir Halk bile düşünmeye başlamış…
Koca koca adamlar, bu ülkeyi yönetenler, bunları söylüyorsa sorun bizde, bizler sanırım büyütüyoruz diyerek kendi özgüvenlerini kaybederek yokluğun içinde yollarına devam ettişler.

Sonra bu fakirlerden biri ben başka ülkelere gideceğim demiş çıkmış yola az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş, bir kalabalığa denk gelmiş sanmış ki, başka ülkeye varmış aslında vardığı yine kendi ülkesiymiş.

Bir bakmış resmi kıyafetli adamlar seslerini yükselterek parti teşkilat diyerek birşeyler savunuyor, ya da birbirlerine saygısızca konuşuyor.

Fakire ilginç gelmiş, ben burada kalayım bura da herkesin ekmeği var demek ki, sesleri gür çıkıyor parti diyorlar, teşkilat diyorlar onlar ney bilmiyorum ama öğrenirim sevdim bu ülkeyi diyerek kendi ülkesi olduğunu bilmeden kendini buluvermiş kendi ülkesinin siyasetinin içinde.

Başlamış geldiği yerde yaşamaya siyasetide öğrenmeye başlamış, karşısında ki, düşünce ne derse tersini söylemeyi oda öğrenmiş, siyaset yapmayanları incelemeye başlamış tabi ilk gözüne çarpanlar zenginler olmuş gel zaman git zaman oda zenginlerin gurubunda kendine yer bulmuş siyaset de yapmaya başlayınca ülkeyi gezeyim bakalım bu ülke neresi demiş.

Gezerken farketmiş ki aslında başka ülke sandığı yer kendi ülkesiymiş, o yetmezmiş gibi kendi geldiği ekmeği bile bulamadığı yere varınca onu tanıyanlar çıkınca şaşırmış gibi yapmış başından geçenleri anlatmış ve başka ülke sandığı süslü yerlerin büyüsüyle geldiği yerde ki düşüncelerini unutup.

Arkadaşlar biz ne kadar cahilmişiz demiş, fakirlerden biri hemen atılmış ortaya niye ki demiş.
Niye olacak ben gittim gördüm gezdim kendi ülkemi bile tanıyamadan yaşadım geldim sizi gördüm o zamanlar sorguladığımız herşeyin ne kadar saçma olduğunu anladım aslında kendi ülkemiz ne kadar refah içindeymiş ekmekle aşta ne kadar çokmuş.

Soru soran fakir hani nerede biz hala açız ekmeğimiz hala yok demiş

Var da, siz yok sanıyorsunuz saçmalamayın gözünüz aç sizin demiş son model arabasına  binip en pahalı yemeğini arabada yiyerek oradan uzaklaşmış.

Kalan fakirlerde bizden gidende böyle düşünüyorsa haklıdır deyip yaşamlarına devam etmişler.

Gökten 3 Elma düştü diyesim var ama beyinler fakir bedenler fakir olan ülkede elma ne gezer?
Masal bu işte,  bana çok saçma geldi bu masal SİZE?

BENZER HABERLER