TOKDEF’İN EKMEĞİMİZİ BÖLÜŞÜYORUZ ŞİARI
Ekmek ve su bir slogan gibi görünse de hayat demek, insanoğlunun yaşaması için gerekli iki unsur.
Ekmek ve suyun doğasında olan başka bir enerji daha var, bu bilim adamları tarafından da açıklanan bir olay temiz bir su sizin enerjinizi kendi içine alabiliyor.
Ekmek de öyle, ne kadar ekmek yapımı şehirlerde fabrikalaşmış olsa da ekmek de insanın ruhunu alır, o yüzdendir ki, evde ya da köylerde yapılan ekmekler hazır aldığımız ekmekten daha lezzetlidir, daha bereketlidir.
Çünkü evlerde yapılan ekmek o an yapan insanların güzel ruhlarını yansıtırlar.
Onun için bilim adamlarının dediği gibi inançla yapılan temiz bir ruh haliyle hazırlanan ekmek hem lezzetli hem bereketlidir.
İşte bu inanç yüzyıllardır Anadolu toplumunda bilinir, bilim adamları yeni keşfetmiş olsa da…
Köylerimizde hamur yoğurup ekmek gibi bölünürken üç parça hamuru ilk önce ayırıp sofra bezinin üzerine koyarak şu cümleleri söylerler…
Fatma Ana, Fadime Ana, Kadıncık Ana sizin eliniz gibi bu hamur bereketli ola derler, o üç parça hamuru en son pişirirlerdi.
Fatma Ana Fadime Ana ve Kadıncık Ana erdemli kamil ve elleri bereketli kadın zatlardı yani köylerde o kamil insanların adını anarken o ateşte pişen ekmeğe o zatların ruhlarının güzelliği, ellerinin bereketinin geçeceğini inandıklarının bir belgesiydi bu söylem.
Bilim adamlarının da dediği gibi suya ve ekmeğe ruhlarımızın güzelliği geçiyor duygularımızın yoğunluğu geçiyordu, konuyu burada TOKDEF Kadınlar kolunun ekmeğimizi bölüşüyoruz şiarıyla başlattıkları, güzel bir çalışmaya getirmek istiyorum…
Türkiye genel olarak zor bir süreçten geçiyor, bu süreçte gücümüzün yettiği yere kadar hepimiz kazancımızı paylaştık, bu duyuldu, duyulmadı ki, gizli yapılan her iyilik daha yücedir gözümde, lakin öyle zor süreçlerden geçiyor ki toplumumuz, artık insanları bölüşmeye teşvik etmemiz için bazı yapılanmaların duyurulması gerekli, tabi bu deşifre etmeden kimsenin onurunu incitmeden yapılması kaydıyla.
Takip ettiğim kadar TOKDEF Kadınlar kolu bu konuda çok başarılılar, ekmeklere kendi güzel ruhlarını katarak önce pişirdiler, sonra ihtiyacı olanlara dağıtmaya çalışıyorlar, hem de hiç kimseyi görüntülemeden sadece teşvik amaçlı kendilerini insanların görmesini sağlıyorlar.
Bu çalışmada çok büyük bir özveri var bence, neticede her eve girip biz ekmek pişirdik size de getirdik diyemezler, eminim önceden ciddi bir çalışma yapılmış ve gerçekten ihtiyacı olan evler belirlenmiş, tahmin ediyorum o belirlenen evlere sadece ekmek değil, birçok temel gıdada gidiyordur, her ne kadar bunu topluma yansıtmamaya çalışsalar da ekmeğimizi bölüşüyoruz şiarı bana bunu hissettiriyor.
İsteselerdi fırınlardan ekmek alıp da bu bölüşmeyi yapabilirlerdi ama ekmeği kendileri pişirerek şunu anlatmak istediklerini düşünüyorum.
Hamuru yoğururken alın teri paylaşmanın simgesiydi, ateşte pişen ekmek karşısında o sıcak ateşi hissetmek, biz sizlerleyiz siz açken biz tok olursak bu ateş gibi yanarız demekti.
TOKDEF kadınları o güzel ruhlarını ince düşüncelerini emekle birleştirip bu çalışmayı yaptılar.
Hepsinin elinin evinin bereketi Fatma Ana Fadime Ana Kadıncık Ana gibi olsun…
Allah kimseyi açlıkla yoklukla sınamasın demek istiyorum lakin, bu yaşatılan süreç toplumumuzu büyük acı bir sınavdan geçiriyor, umarım demokrat adil bir ücret dağılımı ve iyi bir denetim sistemiyle bu süreç geçer her evde ekmek de olur et de…