ÇEKİÇ GÜÇTEN KIZILELMA’YA ULAŞAN YOL AYRIMI
Birinci köfrez savaşından sonra ülkemizin güney sınırlarında oluşan boşluğu doldurmak ve güya Saddam Hüseyin rejiminden Kuzey Irak’taki insanları korumak adı altında kurulan ‘ çekiç gücü’ hepimiz hatırlıyoruz. Ülkemizin kuzeyinde kurulan bu oluşum yine ülkemiz içindeki incirlik ve pirinçlik askeri üslerinden lojistik destek alıyordu.
Bu lojistik destek te bazen yanlışlıkla helikopterden düşüyor bazen de uçaklardan paraşütle yere indiriliyordu. Tabi ki bu da yanlışlıkla oluyor ve yanlışlıkla düşen bu malzemeler yine yanlışlıkla oradaki terör gruplarının eline geçiyor ve yine yanlışlıkla o silahlar bizim askerlerimize doğrultuluyordu. Yıllar böyle yanlışlıklarla geçiyor ve bizlerde bu yanlışlığa ses çıkaramıyor sadece ve sadece esefle kınıyorduk. Fakat esefle kınamamız bu yanlışlıkları telafi etmiyor ve yıllar süren bir terör faaliyetinin desteklenmesini sağlıyor hatta komşumuzun sınırlarının parçalanmasına kadar gidiyordu. Bu arada burada bulunan bu çekiç gücün bir başka görevi daha vardı ki o da sivilleri kendi ülkesinden korumaktı. Bunu da barış adına yapan bu askeri teşkilat hakim olduğu noktalardaki insanlık suçlarını da yine yanlışlıkla yapıyor, buna engel olmak isteyen bir kaymakamımızı da yanlışlık yapmadan şamarlıyordu.
On yıllardır bölgemizde ve sınırlarımızda ateş çukurlarından başka hiç bir şey oluşturmayan bu oluşumlar son zamanlarda yine gözümüzün içine baka baka yeni bir oluşum içerisine girmişti ve geçen haftalarda tahminen 30 bin kişilik bir orduyu silahla donatıp güya kendi sınırlarını korumak için bizim sınırımıza yığma gafletini göstermişti. Büyük şeytanın bir taktiği vardır ki karşısına çıkmaya cesaret edemediği ülke ve milletlerin karşısına maşalarla ve örgütlerle çıkar. Son birkaç günde gördük ki silah verdiği tüm güçler bizim karşımıza çıkma cesaretini göstermiş fakat sonuç onlar açısından hüsran olmuştur.
Devletimizden ve partilerimizden beklentimiz dün yapılan çekiç güç yanlışlığına tekrar düşülmesin ve bu dış güçlerle olan savaşımızda hep beraber olun. Artık parti ayrımı yapmadan herkes ordumuzun arkasında olsun. Ordumuz çok şükür dünyanın en şerefli milletinin en cesur ordusudur. Bu ordu şairin dediği gibi; Muhammed’in ordusudur! Allah Allah diye ölüme güle oynaya gidenlerin ordusudur! Bu ordu; Allah’ın yarattıklarını Allah için koruyanların ordusudur!
Artık dünyada tüm yüzler görünmüş, tüm perdeler kalkmış ve tüm taraflar belli olmuştur. Artık bir birimizi yemeyi bırakıp bu devlet ve millet için elimizden geleni yapma zamanı gelmiştir. Her kurum, kuruluş veya kişi elinden gelenin en güzelini yapmak ve milleti için tüm fedakarlıklara katlanmak zorundadır. Allah rızası gözeterek, karşılığını Allah’tan bekleyerek Allah’ı en çok seven bu milletin çocuklarına sahip çıkıp ona göre çalışmalı ve ona göre hayatını şekillendirmelidir.
Ordumuz Afrin’le başlattığı harekatı ilerilere götürmeli ve atalarının yüzyıllarca sahip çıkıp huzuru teşkil ettiği yerlere yine huzuru ulaştırmalıdır. Buyursun çekiç güç veya onun şer odakları yanlışlıkla bu ordunun karşısına çıksın.
Allah ordumuzun yardımcısı olsun…
Fatih KAPLAN 22.01.2018