Dudayev’e Erbaa’dan Giden Altın Bileziğin Öyküsü
Çeçenistan’nın bağımsızlık mücadelesi verdiği yıllardır ve dünyanın her tarafından yardımlar ulaştırılmaya çalışılır. O günlerde Erbaa’da bir yardım kampanyası düzenlenmek istenir, öncülüğünü Erbaa Radyo Televizyonu ve onun sahibi olan Hasan Ergöçmen’nin yaptığı bir organizasyon teşkil edilir.
Fakat devlet olarak Rusya ile olan ilişkilerimizden dolayı Çeçenistan adına kampanya düzenlemek imkansızdır. Çare hemen bulunur; Kafkas Çeçen Yardım Kampanyası memlekete hayırlı olsun!
Herkes karınca kararınca elinden geldiğince yardım getirirken bir pazartesi sabahı Hasan Ergöçmen’in işyerine yani herkesin bildiği adıyla Çağrı Gıda’ya genç bir delikanlı girer. (Hasan Ergöçmen’in söylemesine göre Çatalan Köyü’nden olan delikanlı) İç cebinden çıkardığı mendile sarılı bir altın bileziği uzatarak;
“Ağabey biz dün evlendik. Hanımının kolundaki iki bilezikten birini bu kampanyaya getirdim. Müslüman kardeşlerimize helali hoş olsun. Elimizden gelen budur…” der. Gözler ufka bakarken gözyaşları kalbin derinliklerinde kaybolur. (Ergöçmen; Hayattaki tek pişmanlığım o gencin adını bir yer not etmemektir. Der di.)
Alınan emanetin yanına bir mektup koyulur ve yapılan yardımların arasında o zamanki Çeçenistan temsilcisine teslim edilir. Mektubu okuyan temsilci duygulanır ve Çeçenistan’a vardığında Şehit Cahar Dudayev’in hazır bulunduğu bir toplantıda altın bileziği çıkararak gönderilen mektubu okur ve; ‘Çeçen Milli Mücadelesi Türkiye’den gelinlik kızlarımızın gönderdiği altın bilezikleriyle taçlanmıştır!’ der.
Bugünlerde Çeçenistan’ın bağımsızlık mücadelesinin Efsanevi Şehit Lideri Cahar Dudayev’in şehit edilişinin yıldönümündeyiz. Yine bugünlerde Erbaa’da bir dönem ekol olan, verdiği mücadeleyle şehrin hafızasında yer edinen ve cenazesine her kesimden insanın koşarak katıldığı Hasan Ergöçmen’in ruhunu teslim ettiği günlerdeyiz.
O çok sevdiği Peygamber Efendimiz’e, ondan sonra çok sevdiği Başbuğ Alparslan Türkeş’ine, bir dönem karşılaşmasa bile bakanları vasıtasıyla irtibata geçtiği Cahar Dudayev’e ve ‘Hak edenler toprağın altında biz şehitliği hak etmediğimiz için yaşıyoruz…’ dediği binlerce Ülkücü Şehit dostuna kavuştu. Bizi bu çirkin dünyada bıraktı, namussuzların fink attığı, hırsızların arsızlaştığı, vurdumduymazlığın tavan yaptığı, ahlaksızların sözüne itibar edilip, makamların alınıp satıldığı pis dünyada yapayalnız kaldık.
“Verme Dünyaları alsan da bu Cennet Vatanı…” şiarıyla yaşayan, dik yaşayıp olduğu gibi mezara girenlerin ruhları şad mekanları Cennet olsun!
Biz onlardan razıydık Allah’ta onlardan razı olsun.
Fatih Kaplan 22/04/2024