KERBELA
Azgınlık,hased,hırs,
dünyevi saltanat ve maddeye taparlık adına Hakikat’in katledildiği yerdir Kerbela…
Peygamber i Ekber Efendimizin torununa ve soyuna kıyan sapmış nefisperestliğin zulüm kapısıdır Kerbala…
Habil ile Kabil’den bu yana zulme karşı taraf oluşun kaderidir Kerbela…
Zulme boyun eğmemek adına canından vazgeçen teslimiyetin yurdudur Kerbela…
İktidar hırsınca gözlerin,gönüllerin kör olduğu nefis putperesliğinin bir yudum suyu hor gördüğü hırsın yurdudur Kerbela…
Kabileciliğin ve kör tarafgirliğin adalete,liyakate,düzene tecavüz ettiği yerdir Kerbela…
Nefsin;din kisvesine büründüğü teviller ve tekfirler yurdudur Kerbela…
Cebel’de Kuran sahifelerini mızraklarda sallayan tekfircilere “Ene Kuran” Kuran benim nidası ile seslenen kitabın sureti ve sıreti;satırı ve sadır olanı Şahı Ekber Efendimizin (Ali ül Kerrar) evladının kıyıldığı,şehit edildiği mazlum ve mahsunlar yurdudur Kerbela…
Velayetin kapısına dayanan Oğuz akıncı beylerine “Benim kaderim burada yazılıdır” va’azı ile temsil ve teslimiyetin sancağını taşıyan hakikatin; başını vererek zulme galip gelen Hüseyni nefesin ve seb i sübyan ehli beyt evladları ile Horasan’a uzanan boynu bükük göçün yurdudur Kerbela…
Her kişinin kendi yezidini,kendi masumiyetini..Kendi nefsini,kendi vicdan,gönül ve akıl kapısını bulacağı yurdun adıdır Kerbela…
Her hakkaniyetsizliğimiz bir yezit..Her masumiyet ve asli emanete sadıklığımız Hüseyni’dir.
Ertuğrul Erdal KAYA