F. Kaplan: Eğrisiyle Doğrusuyla, Gazetecilik mi Tetikçilik mi?

ERBAA - Haziran 13, 2025 14:17

Geçtiğimiz günlerde Erbaa Belediyesi’nin Sgk borçlarından dolayı Kongre Kültür merkezinin ipotek verildiğine dair bir haber yayınladı. Pek girmek istemediğimiz bir mevzu olan fakat takipçilerimizin ısrarlarıyla konuya dâhil olmak zorunda kaldık. Kapsamlı bir araştırma yapmadan yazmak ise sorumlu bir gazetecinin yapacağı iş değil o yüzden araştırmamız birkaç gün sürdü ve konunun detaylarını tarafsız şekilde aktarıyoruz.

Öncelikle Sgk borcunu ele alalım. Ülkemizde Sgk ve vergi borcu olmayan belediye yok denilebilir. Peşinen söyleyeyim belediyeler; kredi çekecekleri, vergi veya Sgk borcu yapılandırması yapacakları zaman ipotek vermek zorundadırlar. Gayrimenkulden diğer gelirlere kadar birçok kalem ipotek verilmiştir- verilecektir. Bu işlerin böyle yürüdüğünü bilmemek saflık veya…

Bunun kadar doğal bir şey olamaz. Doğal olmayan rutin sayılabilecek bir işin süslenip püslenip piyasaya sürülmesidir. Atalarımız bu durumlar için, mal bulmuş mağribi gibi diye bir söz kullanırlar.

Bugüne geldiğimizde ise birkaç ay önce çıkan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre belediyelerin, il özel idarelerin ortak veya sahibi olduğu şirketlerin vergi, Sgk borcu artık belediyenin kendi borcu gibi işlem görecek ve iller bankasından gelen paradan kesintiler yapılabilecek.

Veya konuyu siyasi dille açıklayalım; Birçok çevrenin iddiasına göre son seçimlerde çoğunluğu Chp’ye geçen belediyeleri ekonomik olarak kıskaca almak için şimdiye kadar Cumhuriyet tarihinde uygulanmayan bir işlemle belediyelerin gelirden aldığı paya uygulanan kesinti sistemi değişmiş ve çok sayıda belediye ister istemez zorda kalmıştır. (Tabi bu bir iddia)Bu sadece Erbaa Belediyesi’ne mahsus bir durum olmamakla beraber bu sistem yüzünden ekonomisi kökten sıkıntıya giren belediyelerin sayısı çoktur.

Konunun en kısa yolu yapılandırmaya gitmektir bunun içinde Sgk’nın kabul edeceği bir mülkün ipotek verilmesi zaruri olmuştur. Üstelik yaptığımız araştırmaya göre borç yapılandırması yapılmazsa yıllık %60 a varan faiz olacak anlaşma sağlanırsa yıllık %25 ler gibi bir orandan işlem görecek bir sisteme kim dâhil olmak istemez? Hatta şunu da belirtelim çoğu belediyenin yapılandırma başvurusu mali durumdan dolayı kabul bile edilmemiş halen yüksek faizle borçlanma devam etmektedir.

Sgk borcunun artmasının sebebi ise sadece işçi sayısı değil belediyenin asgari ücretin üzerinde maaş vermesi buna dayalı olarak primlerin yüksek çıkması. Bir başka sebeplerden biri de son beş yılda asgari ücretin on kat artmasını eklersek rakamları siz hesaplayın. İşçi sayıları resmi bütçeye göre belirlenen belediyelerin sınırı geçme şansları yoktur. Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse burada çalışanlar başka bir ülkenin vatandaşı değil hepimizin arkadaşı, dostu, komşusudur.

Ezcümle konunun daha çok detayı var fakat haber niteliği taşıması için çok ama çok afaki bir durum olmalı ki haber olsun. Böyle servis edilmesinin tek bir adı var: Tetikçilik.  Bu tarifle dostlarımızı üzmeyi hiç istemezdim ama gazetecilik etik kurallarına göre böyle bir paylaşım olmamalı.

  1. Şunun da altını çizelim, geçmişte önceki belediye başkanına karşı bu durumlarda duruşumuz nasılsa bugün de duruşumuz aynıdır aynı olmaya devam edecektir. Bizim için isimler değil memleketin refahı ve siyasetin yapılış şekli önemlidir. Perde arkasından iş çevirmek, insanları zor durumda bırakarak pazarlıklara girmek, kalemi ve kelamı geçim kaynağı olarak kullanmak bizim şimdiye kadar yapmadığımız, yapmayacağımız ve yapılmasına izin iyi gözle bakmayacağımız kirli işlerdir.

Kim olursa olsun hiç kimsenin haysiyet cellatlığı yapmasına, araştırmadan yazıp çizmesine, gönlümüz razı değildir. Seçimlerin bittiğini herkesin kabul etmesi ve herkesin memleketin faydasına çalışmasını canı gönülden istiyoruz. Başkanıyla, seçmeniyle, çalışanıyla, işsiziyle bu memleket hepimizin. Bize düşen dedikodu üretip kenardan izlemek değil, araştırıp ona göre yazıp çizmektir.

Son olarak burası kutsal bir mekân değil hepimizin parasıyla yapılan sıradan bir binadır. Bu kadar gülünç duruma düşmeye gerek var mı? Memleketin sirk alanına dönmesine gönlümüz razı gelmez.

Sorumlu gazetecilikle, sorunlu gazeteciliği karıştırmamak lazım!

Kalalım sağlıcakla.

Fatih Kaplan

BENZER HABERLER