Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Cumartesi günü Tokat ardından Erbaa’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bizde bu ziyaretleri haberleştirdik ve gözlemlerimizi kaleme almak istedik.
Erbaa’da kongre merkezinde konuşmasından önce uğradığım bir esnafımızın yanında sohbet anında Yavuz Bey’in nasıl olduğunu ve nasıl değerlendirdiğimi sordular. Bende, insanımızın artık siyasetçiye ve siyaset kurumuna olan güvensizliğini kısa bir örnek vererek anlattım.
Evet, insanımız artık siyasetçiye güvenmiyor ve işte Yavuz Bey’in ve ekibin en çok zorlanacağı nokta bu olacak ki konuşmasını baştan sona dikkatle dinledim onun da konu başlıklarından birisi bu idi.
‘Siyasete ve siyasetçiye olan güveni tesis edeceğiz…’ Babında konuşan Yavuz Bey’in yarın öbür gün iktidar olduklarında nasıl bir yol izleyeceğini ancak geçmişine bakarak analiz ve tahmin edebiliriz. Geçmişte Muhsin Yazıcıoğlu ile yol yürüdüğünü anlattı ve ilk konuşmasını 1995 yılında bir Ocak gecesinde yaptığını söyledi. Daha sonra yine aynı çizgide İyi Parti Milletvekili olarak gördüğümüz Yavuz Bey’i partisiyle yaşadığı süreçte önce partisinden daha sonrada seçmenine saygısızlık olmasın diye milletvekilliğinden istifa etmesiyle hatırlıyoruz ve şu sözü kulaklarımızda kaldı; Ben herhangi bir partiyle transfer ve vekil sıralaması pazarlığı yapmayacağım… Sonuç? Evet, böyle bir kirli işe girmedi.
Konuyu konuşmasından kesitlerle biraz daha açmak gerekirse;
“Bizim rakibimiz diğer siyasi partiler değil biz memleketin sorunlarıyla mücadele edeceğiz.” Evet, haklı millete sahte horoz döğüşü değil gerçek sorunlarla mücadele edecek siyasi irade lazım.
“Mevzu Ak Parti’nin seçim kazanması değil mevzu Ak Parti’nin sorunları çözememe sorunudur. Ak Parti’nin siyasi bünyesi yaşlanmıştır.” Bunu sadece Yavuz Bey değil Ak Parti’nin kendisi adını Metal yorgunluk olarak söylemiyor mu?
“Memlekette ne kadar sorun varsa sebebi siyasetçilerdir… Bunun tek kolay yolu işi bilenlere sormak ve bilenlerle yol yürümektir. İşte biz bunu yapacak ekibe sahibiz…” Yavuz Bey’in; Liyakatli şöhretsizler sözünü burada hatırlıyoruz. Ona düşen memleketi gezerken şehirleri de ilmek ilmek işlemek ve bu insanların siyasete girmesini sağlamak zira bu insanlar siyasetin zehirli dilinden ve komplo teorilerinden bıkmış durumda.
“Biz devletin milletin emanetini teslim alacak bir kadroyuz. İktidar bize yenilirse sevinmesi lazım çünkü biz, din bilen, dil bilen, tarih, şuur, vatan, emek bilen alın teri bilen kardeşlerimize yenildik diyeceksiniz. Sizi, dindarlığımızın ahlakıyla yeneceğiz, milliyetçiliğimizin mesuliyetiyle yeneceğiz…” Yener mi? benim gördüğüm ve uzun zamandır takip ettiğim siyasetçiler arasında olan Yavuz Bey, bu mücadeleyi kazanmak için elinden geleni temiz bir dille hüsnü niyetle ekibiyle beraber yapıyor. Gerisi önce Allah’a sonra millete kalmış.
Yavuz Bey, hareketini bir Anadolu Hareketine evirebilir ve çevrenin merkeze yürüme-hakim olma çabasını hakim kılabilirse adımları her geçen gün daha da büyüyecektir. Yakın yüzyılda örneklerini gördüğümüz Anadolu Hareketlerinin bir devamı olur mu? Millet isterse neden olmasın?
Bu yazıyı Anahtar Parti’nin ilçe teşkilatını tebrik etmeden bitirmek haksızlık olur. Kısa zaman önce kurulmasına rağmen salonu hınca hınç dolduran ve bir ekip ruhuyla çalışmasını sürdüren il ve ilçe teşkilatını takdirle ayakta alkışlamak gerek. Daha iyisini yapacaklarına ve gün geçtikçe tempoyu artıracaklarına olan inancım tam. Sadece benim değil şehirde herkesin konuştuğu bu başarıyı takdir etmemek elde değil.
Yavuz Bey’e ve ekibine, teşkilatlarına başarılar dileriz.
Fatih Kaplan