‘Hükümet İstifa!’ Bu Kaçıncı Çağrı
Asrın Felaketi’ni yaşadıktan sonra bugünlerde statlardan yükselen bir slogan gündeme oturdu.
Hükümet bu çağrıya kulak verip istifa etmeli mi? Daha önce yapılan istifa çağrılarını ve ülkemizin yakından ilgilendiği coğrafyadaki istifa ve değişim çağrılarını biraz hatırlayalım.
Gezi Parkı eylemlerinde etrafı ateş çemberine çeviren bir grup eylemcinin yaktığı ateşin faturasını hepimiz ödedik. Maksadı ağaç korumak olmayan bu gruplara destek verenleri unutmamak gerekir.
‘Tencere Tava’ Eylemlerinde, oturdukları lük evlerinin içinden et parçalarını çöpe atarak boğaza nazır balkonlarından, köşklerin verandalarından kendini yırtarak, Hükümet İstifa diyenleri de unutmayalım.
‘Duran Adam’ eylemlerinde sivil itaatsizlik çağrısı yapıp halkın toplu olarak yönlendirilmeye çalışmasını da unutmamak gerek.
‘Adalet yürüyüşü’ eylemlerinde yurdun dört bir yanından başlatılan organize işleri de unutmayalım.
‘Kırmızılı Kadın’ şimdiye kadar Al Bayrağa sarılı hiçbir tabutun yanında görünmeyen Kırmızılı Kadın’ın neden o gün ortaya çıktığını bugün bile merak ediyorum.
Hendek Olayları’nda sırtını Pkk’ya dayayıp, ‘Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz!’ naraları atanların, ‘Hükümet istifa’ çağrısını ekleyelim buraya.
‘Devlet enkazın altında kalmıştır!’ diyen Buldan’ın yanında kafa sallayıp daha önceki dönemlerde, ‘Bürokratlara çağrımızdır hükümeti dinlemesinler…’ diyerek devletin iş yapamaması içim çağrı yapan sayın Kılıçdaroğlu’nun da kaç hükümet istifa dediğini unuttuğumuz gibi kaç seçimde yenilgiye uğradığını bile sayamaz olduk ama tüm bunları unutmadık.
Okyanus ötesinden yaptıkları yayınlarda; ‘Artık Türkiye’de ki bu gidişe Avrupa Birliğinin ve dünya ülkelerinin el atması lazım. Bu hükümeti devirmek için kesinlikle başka yollar izlenmeli. Bunlar seçimi kaybetseler bile gitmezler…’ diyerek milleti kışkırtan Fetö’nün çocuklarını da listeye ekleyelim.
Kandil’den girdiği inden; ‘Akp-Mhp faşist diktatörlüğü devirmemiz gerekir bunun için başta Amerika olmak üzere tüm ülkelere çağrı yapıyorum…’ diyen Pkk elebaşını da unutmayalım.
Liste uzar gider fakat son söz olarak diyelim ki;
Seçilen hiçbir hükümet seçim haricinden başka hiçbir şeyle gitmesin-gitmemeli. Seçimlere kaldı üç ay. Muhalefete düşen seçim olmadan başkan adayını belirlemektir.
Statlarda ki sloganlara gelince, her iki stadın toplam kapasitesi 100 bin bağıranların sayısı 10 bin civarındadır. Hadi hepsi bağırdı diyelim 100 bin olsun. Türkiye’de toplam seçmen sayısı ise 57 Milyondur. Yeni sisteme göre bunun yarısını alan iktidar olur. Yani, toplumu germeye, böyle işlerle yönlendirmeye çalışmak sadece sizi rezil eder. Bağırdığınızla kalırsınız. Bundan medet ummak bunun bir toplumsal çağrı olduğunu savunmak ise sadece kendini avutmak olur.
Fatih Kaplan 27/02/2023