İKİ MİLLET GEÇMİŞTEN DERS ALMALI
Türkiye ve Yunanistan bundan yüz elli yıl önce nasıl birbirine kırdırıldıysa bugün de aynı şekilde birbirine kırdırılmak isteniyor.
Oyun kurucuların binlerce yıl birlikte yaşamış iki milletin arasına iki yüz yıl önce soktuğu nifak tohumlarını bugün tekrar yerleştirip bir tarafa hasım diğer tarafa hısım rolüne girip iki komşunun kan akıtmasını izlemek için tribünlere yerleşmeye başladılar.
Bu yazımız belki de çoğu kimse tarafından anlaşılmayacak veya anlaşılsa bile yanlış yorumlanacak ve bir kısım güya vatansever olanlar seslerini yükseltip: ‘Oooo şuna bak bu da Yunan’cı olmuş…’ gibisinden laflar edecektir. Fakat ne biz Yunan’cıyız ne de Yunanlılar Türk olacaktır.
Kısa bir araştırma yapıp her iki milletin sadece mutfak ve halk oyunları kültürüne bakmamız bizim bir birimize ne kadar çok benzediğimizin birer örnekleri olacaktır.
Horonumuz aynı, dönerimiz tıpatıp aynı. Bir de buradan yüz yıl önce göçmek zorunda kalan mübadilleri ve oradan gelmek zorunda kalan göçmenleri araştırın. Buradan gidenlerin içinde bugün bile Türkçe konuşan insanları göreceksiniz. Buralardan bahsedince insanların; ‘Vatanımız’ dediğine şahit olacaksınız.
Neden?
Çünkü bizler aramıza nifak tohumları atılana kadar etle tırnak gibiydik. Evet yüz yıl önce güzel şeyler olmadı. Bugün “keşke olmasaydı” demekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Fakat bugün elimizden bir şey gelmesi ve iki millet arasında yaşanabilecek en ufak kıvılcıma dur deme şansımız var. Bakın Avrupa ne bizi ne de onları Avrupalı saymıyor. Bakmayın onları birliğe aldıklarına onları bizim yanımızda bırakmak onlar açısından zararlı olduğu için birliğin kapısına bekçi olarak aldılar. Peki ya bizi alırlar mı?
Cevabını bildiğimiz bu soruyla üç yüz yıldır uğraşıyoruz. Tek korktukları bizim kendimize gelmemiz, kendimize güvenmemiz ve komşularımızla dost olmamız!
Bu milletin binlerce yıldır kanı yeterince aktı. Hep yaşatmak için canını ortaya koyan milletimizin artık daha çok yaşatmaya ve daha güzel yaşamaya ihtiyacı var.
Düşünün binlerce yıldır at üstünde yürümüş ve taşlara medeniyetini kazımış bir millet artık şairin dediği gibi ‘Tek dişi kalmış medeniyet denilen canavarın’ dişlerinin arasına yem olmamalı.
Artık komşularımızla bir ve beraber olup bizi kırdırmak isteyenlere aman vermemeliyiz. Bölgesinde güçlü birlikler kurmalı bize tuzak kuraların tuzaklarını başlarına geçirmeliyiz.
‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ parolasını uygulamak ve uygulatmak dileklerimle.
Fatih KAPLAN 11/09/2020