Bir seçim olur kazanır veya kazanamazsın. Asıl önemli olan inandırıcı vaatlerle insanların karışışına çıkar ve elinden ne gelecekse, neyi yapabiliyorsan, en güzelini ve yakışırını söylersin.
İnandırıcı olmayan, olmayacak, olamayacak sözler seçmeni aptal yerine koymaktan başka hiçbir işe yaramaz. İnsanlar belki yüzünüze bunu söylemez ama kendinin aptal yerine konulmasından hoşlanmaz.
Sen kendini ne kadar güçlü görsen de sandıkta şamarı vurur geçer.
Yapanın feleğin şaşar. Aklın karışır.
Gerek var mı?
Asla gerek yok.
Hesabı kitabı belli olan bir yerin, kurumun, odanın… bu yer her nereyse hesabı kitabı ortadayken olmayacak bir vaatle ortalıkta dolanmak akılla, izanla açıklanabilecek bir şey değildir.
Hele bu makam hesabı kitabı bilenlerin, evine girecek lokmanın kuruşunun hesabını yapanların yönetileceği bir makamsa talip olanların söyleyeceklerini kırk kere hesap etmesi gerekmez mi?
Evet kazanmak için elinizden gelen her şeyi yapabilir, her şeyi mubah görebilir herkesle diyaloğa geçebilirsiniz. Fakat ne yaparsanız yapın size güvenecek kesimleri sakın aptal yerine koyup, yap(a)mayacağınız sözler vermeyin.
Yarın mahcup olmaktansa bugün kaybetmek veya kaybetmeye mahal vermeden çekilmek, yapabilecek olana destek olmak evladır.
Söz ağızdan çıkmadan, laf kurşun olup dönüp sizi vurmadan hesap kitap yaparak kelam edin.
Seçiminizi kimseyi kırmadan, kırılmadan, ezmeden, üzmeden, barış içinde ve dürüstçe yapın!
Son kez ikrar edelim:
“Kazanmak İçin Bol Keseden Atmak =Eşittir= Seçmeni Aptal Yerine Koymak” tır.
Fatih Kaplan 04/12/2021