Tarihi başkent Niksar, insanıyla kültürüyle yüzyıllardır Anadolu’nun eşiğinde doğuyla batı arasında anahtar ve köprü olmuş bir şehirden bahsediyoruz. Son dönemlerde ise bu medeniyet beşiğinin sokaklarında olan çalışmaların vatandaşı rahatsız ettiğini duyuyoruz. Bazı caddeler eşilmiş bazılarına kazma vurulmak üzere derken konuyu araştırmak elzem oldu.
Zaman zaman eleştiri oklarımıza isabet eden Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan’ı şahsen hiç tanımamakla beraber Niksar’ın sokaklarını arşınladık. Esnaf olsun siyasi olsun veyahut kadim dostlarımızla muhabbet ettik. Ve onlardan aldığımız tüm sözlerin özetini aktarayım: ‘Severiz sevmeyiz sayın Başkan Tarihi Başkentin tarihinde görmediği hizmetleri yapıyor…’ diyerek sözlerine devam ediyorlar.
“Ne yapmış ki yollarınız delik deşik…” cümlemi bitirmeden lafı ağzıma sokuşturdu yaşlı başlı dostum.
Görünmeyeni görmeden görünene bakıp karar vermemek lazım demek ki!
İçme suyu şebekesi diyelim.
Yaklaşık maliyet 12 Milyon Avro olan bu projeyle Niksar’ın tüm şehrin içme suyu şebekesinin baştan ayağa değişeceğini insanların hayatının bu projeyle kanser başta olmak üzere su borularından kaynaklanacak diğer hastalıklardan korunacağının hedeflendiğini öğrendik.
Bir diğer proje: Su ve Atıksu Projesi:
Maliyeti toplamda 22 Milyon Avro. Uzun soluklu ve halen devam eden projenin son ayağına gelindiğini 2023 Mayıs veya Haziran ayında bu projenin biteceğini de öğrendiğimiz tarihi başkente toplamda 35 Milyon Avroya yakın bir yatırımın yapıldığını söyleyebiliriz.
Kadim şehrimiz Niksar, bu tür saldırılara karşı her zaman evlatlarını korumayı bilmiştir. Bu saldırılardan örnekler vermemiz gerekirse tarihte; 1100 lü yıllarda Haçlı Seferleri’nden sonra Anadolu coğrafyasına dağılan haçlı artıklarına, Kösedağ savaşından sonra Moğol istilasında Moğol artıklarına, Kurtuluş Savaşı’ndan önce ayrılıkçı eşkıyalara karşı nasıl ayakta kalıp evlatlarına sahip çıktıysa bugün de sahip çıkacaktır-çıkmalıdır.
Velev ki biz haksızız o zaman elinde belge ve bilgi bulunduğunu iddia edenler Türk Yargısına güvenip ellerinde ne varsa teslim etsinler ve Fetö’nün yaptığı gibi insanların namus, onur, haysiyet ve şerefleriyle oynamasınlar!
En büyük haysiyetsizlik yalan, iftira ve şantajla geçim sağlamaktır. Tövbe kapılarının sürekli açık olduğunu bilenler için tövbe her zaman kurtuluş yoludur. Bu yazıyı okuduktan sonra imana gelip ellerini semaya açıp tövbe istiğfar etmelerini umut ediyorum.
Yukarıda yazdığım projelerin detaylarını ilerleyen günlerde yine paylaşacağını bildirip sayın Özdilek Özcan’a ve bu büyük projeye gecesini gündüzünü katan ekibine başarılar dilerim.
Sizce tüm bunları neden aktardık bir belediye başkanının reklamını yapmak için mi?
Rant, para, rüşvet, reklam bedeli, takla atma veya herhangi bir makam kapma derdi olabilir mi? Şimdiye kadar bu düzene alışan insanlar için tabi ki bunlar ihtimaller dahilindedir. Ama bizi tanıyan herkesin bunların hiçbirinin olmayacağını olamayacağını bilir.
Derdimiz; memleketine hizmet etmek için bir adım öne çıkmış insanların yollarına çıkan taşları kaldırmak, yollarına çıkan ağızlarından yalan ve iftira atan Fetö’nün demode olmuş yöntemleriyle haysiyet cellatlığı yapanların asil milletimizi yanlış yönlendirmesine set çekmek. Milletin hiçbir derdiyle hemhal olmamış ama milletin arasına nifak tohumları eken, miş muşla milletin aklını bulandırmaya çalışan kimin gölgesinde yattıysa onun izini taşıyan kimin kapısına bağlandıysa onun adına hırlayanları susturmaktır.
Siyasi olarak da Ak Parti seçim zamanı her şeyi değerlendirir ve bakar ister aday yapar ister yapmaz milletimiz de ister seçer ister seçmez ama bildiğim tek bir şey varsa milletimiz artık Fetö vari yapılara ve kişilere asla prim vermez.
Fatih Kaplan 27/01/2023