İktidar Vekillerini Ne Diyelim de Savunalım
“Zamanın behrinde bir suçlu varmış. iki de bir suç işledikçe halinden anlayan da bir hakim bulunca bu suç işleme işini sıklaştırmaya başlamış. Zira hakim amcası onu avukata, şuna buna gerek kalmadan kanunun açıklarından faydalanıp bir türlü affedermiş.
Gel zaman git zaman artık iş öyle bir noktaya gelmiş ki adam mahkeme koridorlarından eksik olmaz olmuş. Fakat Hakim Bey yine babacan tavırları ve şefkatle adamı affedip gönderiyormuş.
Lakin bir gün adam öyle bir suç işlemiş ki Hakim Bey ne yaparsa yapsın ne ederse etsin adamın kurtuluşu yokmuş. Gözlüklerini kaldırıp gözlerini ovalaya ovalaya maddeleri aramış karıştırmış ama adamın kurtuluşunu bulamamış. Sanık sandalyesinde masumane oturan adam dönüp:
“Evladım, avukat ister misin?”
“İsterim Hakim Bey amca.” Deyince bizim ki Hakim Bey Amca fıttırmış. Dosyayı kapatıp fırlatmış.
“Ulan avukat gelip seni nasıl savunacak ne diyecek de seni kurtaracak?” deyince bizim ki pişkin pişkin sırıtmış:
“Vallahi bende onu merak ediyorum Hakim Bey Amca ne diyecek de beni savunacak, benim gibi biri hakkında ne diyebilir ki?..” demiş.”
Şimdi sayın vekillerimiz, ilçeleri gezerler avaneleriyle, şirket kurarlar gizli ortaklarıyla, yoğun kar yağışı olur görünmezler, faturalar yüksek gelir ses çıkmaz, millet hastanede doktor bulamaz yoklar, esnaf kepenk kapatma noktasına gelir görünmezler, millet derdini yanacak adam bulamaz, köylü gübresini alamaz derdini kimseye yanamaz, öğrenci mezun olur mülakatta bin türlü sorun yaşar, tüm bunlar yaşanırken ortada olmazlar ama iş mikrofonu alıp nutuk atmaya gelince bunlardan yine hiç kimse fırsat bulamaz.
Şimdi çok sevdiğimiz, desteklediğimiz, savunduğumuz, sizden daha fazla dile getirdiğimize inandığımız, Cumhur İttifakı’nın sayın vekilleri, kulaklarınızı açıp iyi dinleyin:
Başınızdaki liderler; ‘Geceyi gündüze katın milletin içinde olun.’ derken ‘Göbeğinizi kaşıyarak milletin içinde gezin. Millete tepeden bakın, kapınızdan kovun…’ demiyor. ‘Milletin sıkıntısı varsa bana iletin. Bizi buraya millet getirdi…’ diyor.
Bu sözleri anlamazsanız karşınızda İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıkları örnek olarak duruyor.
Sayın vekiller kendinizi bir sorguya çekin ve bize de sizi savunma hakkı bırakın.
Yoksa; “Biz, ne diyelim de sizi savunalım!”
(Hikayeyi Edebiyat Öğretmenimiz rahmetli Zeki Aydın’dan dinlemiştim ruhu şad olsun.)
Fatih Kaplan 18/02/2022