Fatih Kaplan Yazdı: Devletin Malı Deniz Yemeyen ….. Öyle mi?

YAZARLAR - Aralık 26, 2020 13:49

DEVLETİN MALI DENİZ YEMEYEN … ÖYLE Mİ?

Allah, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de; “Kim emanete hıyanet ederse (ganimet veya kamu malından aşırırsa), kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir.” buyrularak kamu malına ihanetin cezasının ağırlığına dikkat çekilmiştir. (Âl-i İmran, 3/161.) siz hangi kitaba hangi dine işi uydurdunuz ki bu ayet açık ortada iken Allah’ın ayetlerine karşı geldiniz?

Siz: “Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan, bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu getirir ortaya koyarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.” (Enbiya: 47) ayetini hiç mi duymadınız? Şahidin hâkimin kendisi olduğu gün aklınıza hiç mi gelmedi?

Peygamber Efendimiz (S.a.v) “Devlet malından hırka aşıran savaşta ölse şehit sayılmaz.” Derken devletin malını aşıranlar. Devletin malını soyup soğana çevirenler hangi gerekçeyle yarın mahşerde kendini savunacaklar? Siz nasıl bir ümmet olduğunuzu zannediyorsunuz?

Hutbede kendisinden;  ‘Savaşta bize bu kadar bez parçası düşmedi. Sana nasıl bu kadar çok parça düştü’ diye hesap soran cemaate, oğlunun kendine düşen payı babasına verdiğini açıkladıktan sonra “Çok şükür ki bana hesap sorabilen bir cemaatim var ve çok şükür ki ben de hesap verebiliyorum.” Diyen bir halifenin karşısında nasıl hesap vereceğinizi hiç düşündünüz mü?

Kadı, kendi hakkında yanlış hüküm verecekse kılıcını çekmekte hazır iken ‘Padişahım eğer karşı gelecek olsaydın bu topuzla kafanı parçalardım…’ diyen kadı efendiye “Eğer padişah olmamdan dolayı ceza vermesen başını gövdenden ayıracaktım…” diyen ceddinize pardon ceddimize zira aynı kanı taşıdığınızdan benim şüphem var! nasıl cevap vereceksiniz? Size atamız ne yapar?

Çanakkale’de “Ben birazdan şehit olacağım kalan ekmeği sen ye hakkına girmek istemem” diyen, bir eli kopmuş, göğsünden ağır yaralanmış, şehadet şerbetini gülümseyerek içmiş ve ardında onlarca yetim bırakan atalarınızdan pardon atalarımızdan hiç mi utanmazsınız?

Ayağında çarık sırtında parka olmadan, yarı aç yarı tok vatanı kurtarmak için ömrünü cephelerde geçiren ve hatıralarında kızgın sacın üzerinden bir avuç kavrulmuş buğdayı yiyince; “Az bir şey doyar gibi olduk…” diyen insanların fedakârlığın hiç hesap edebilir misiniz?

İki günlük bebeğini bırakıp vatanı kurtarmak için yollara düşen bir daha geri gelmeyen insanların bıraktığı evlatlarından hiç utanmazsınız?

Belki bir günlük, belki de askerliğinin bitmesine bir gün kala Pkk veya herhangi bir terör örgütünün şehit ettiği insanların kanlarıyla suladığı kutsal vatan toprağına hak ederek ayak bastığınızı düşünüyor musunuz?

Vatanın verdiği makamı ve silahı milletine karşı kullanan, binalarını bombalayan, insanlarını şehit eden Fetö’den ne farkınız var? Gerçi sormak lazım ki; ‘Siz kripto Fetöcü müsünüz?’ Bunu da anlamak için size emanet edilen bayrağımız varsa nasıl sahip çıktığınıza bakmak yeterli olur…

Siz nasıl bir yaratıksınız ki size emanet edilen devletin ve asil Türk milletinin malına sahip çıkmıyorsunuz? Ya da utanmadan sahip çıkamadığınızı söyleyebiliyorsunuz?

Eyy aziz milletim, siyasiler, görevini hakkıyla yapan devlet erkânımız, şöyle bir kafanızı kaldırıp bakın etrafınızda, etrafımızda bu tipte insanlar yine pardon ‘yaratıklar’ var mı? Varsa bunlara insan demek insanlığa hakaret olur!

Bunlara sahip çıkacak olan siyasiler, ilçe başkanları, il başkanları veya herhangi bir makamda olan siyasi var mı? Olamaz ve olmamalı zaten. Bunlara  bugün sahip çıkacak olan siyasiler de yukarıda saydıklarımın hepsine ortak olacaklarını unutmasınlar. Yarın karşımıza geldikleri zaman da ‘Hakk’tan yanayız…’ diyerek söze başlarlarsa bizi zor kandırır ve inandırırlar. İnandıramadıkları gibi bunları yüzlerine vurur yanlarında değil karşılarında oluruz.

Size söylüyorum yazıyı okurken sağa sola bakmanıza gerek yok. Devletin malına, deniz gözüyle bakan DOMUZLAR…

Bugüne kadar yediniz. Biz yoktuk siz rahattınız.

Bundan sonra sizi yakaladığımız yerde kim olursanız olun açığa çıkarmak bizim boynumuzun borcudur. Buyurun şimdi yemeye yeltenin, devam edin ya da sahip çıkın.

Fatih Kaplan 26/12/2020

 

 

BENZER HABERLER