Halil İbrahim Sezer: Kağıt Bardak

YAZARLAR - Temmuz 9, 2024 21:02

Kağıt bardak
Bugün karşılaştığım güzel bir yazıyı siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim. Belki
birçoğunuz benden önce bu hikayeyi okumuşsunuzdur, ama hatırlatmakta fayda var diye
düşünüyorum. Neyse, lafı fazla uzatmadan hikayeye geçeyim
Bizim Nasreddin Hoca çok önceden söylemişti ama hatırlatalım…
Eski bir bakandan bir konferansta konuşma yapması istenmişti.
Elinde kağıt kahve bardağı ile kürsüye çıktı ve konuşmasına başladı.
Ama kafasının başka yerde olduğu sanki anlaşılıyordu.
Daha bir iki cümle söylemiş iken durdu, kahve bardağından bir yudum aldı ve sonra bir
süre bardağı kaldırıp baktı. Derin bir nefes aldı ve;
“Biliyor musunuz ne düşünüyorum?” diye sordu, “Bu konferansta geçen yıl da, hem de
aynı kürsüde konuşmuştum. Tek bir fark vardı; o zaman hala bakanlık görevim
sürüyordu. Buraya gelirken bana business class bileti alınmıştı, hava alanında beni bir
limuzin ve eskort araba bekliyordu. Beni önce bir otele götürmüşlerdi. Otel müdürü beni
otelin kapısında karşılamış ve kral dairesine çıkarmıştı..
Ertesi sabah lobide benim odadan inişimi bekleyen bir heyet vardı.
Beni yine aynı limuzinle bu salona getirmişlerdi.
Özel bir kapıdan içeri almışlardı.
Çok şık bir bekleme odasında konferansı beklerken porselen bir kapta kahve ikram
etmişlerdi. Sonra da beni salona aldılar ve en ön sırada ayrılan yerime geçmiştim.”
Eski bakan derin bir nefes aldı, seyircilere gülerek bir süre baktı ve devam etti… “Fakat
bu yıl karşınızda bir bakan olarak bulunmuyorum.”
Bir an durdu ve sonra “Dün buraya kendi ödediğim uçak bileti ile uçtum. Beni hava
alanında kimse karşılamadı. Otele taksi ile geldim. Kendi odama kendim çıktım.
Bu sabah buraya otelden yine taksi ile geldim. Kapıdan girerken güvenlikten geçtim,
hüviyetimi alıp listede olduğuma emin olmadan salona almadılar bile. Sonra da
bulabildiğim yerde oturdum. Canım kahve istedi ve görevliye sordum; bana dışarıda
kahve makinesi olduğunu söyledi. Ben de çıktım ve şu gördüğünüz kağıt bardağa kahveyi
kendim doldurdum.”
Seyirciler gülmeye başlamıştı.
“Sanıyorum geçen yıl porselen bardak bana sunulmamıştı.
Makamıma sunulmuştu.
Benim asıl bardağım işte bu.”
Konuşmanın bu noktasında gülüp alkışlayan seyircilere kahve bardağını kaldırıp
gösterdi. Alkışlar bitince de şunları söyledi:
“Size verebileceğim en iyi ders bu işte. Bütün o övgüler, hizmetler, avantajlar rütbeniz,
rolünüz, makamınız içindir. Size ait değildir. Ve bir gün makamınızı görevinizi
bitirdiğinizde porselen bardağınızı halefinize verirler.
Çünkü aslında hep layık olduğunuz kağıt bardaktır.

Halil İbrahim Sezer 09/07/2024

BENZER HABERLER