“Yalakalık meslek sayılmalı”
Bu hafta köşe yazıma işlerini büyük bir ustalıkla yapan ama bir türlü hakları verilmeyen sanatkar, büyük usta yalaka arkadaşlarımızı konu almak istedim.
Biride çıkıp helal olsun kralsınız bu iş size çok yakışıyor, işinizin hakkını veriyorsunuz demiyor. Bende onların bu mağduriyetini gidermek için görevi üstleneyim köşe yazıma taşıyayım dedim. Umarım onlara faydalı olup seslerini duyura bilmiştirim. Evet önce kısa bir tanım yapalım kimdir bunlar:
YALAKALIK; yalamaktan gelir. Daha da doğrusu “yalaka”dır. Sonundaki o “lık” eki, daha fazla ayıp olmasın diyedir. Yalakalık için iki şeye gereksinim vardır:
Biri uygun bir dil, diğeri genişşşşş bir genişlik.
Kurnazlık ister, akıl ister, hesap kitap ister, ince detayları anında analiz etme yetisi ister, yani gerçekten büyük bir beceri, büyük bir sanat dalı insanlara gereken haklarının verilmesi mesleklerinde onure edilmesi lazım (!) “Yalakalık meslekten sayılmalı “ortada harcanan büyük bir emek, büyük bir efor var bu görmezden gelinemez.
Padişah ile dalkavuğu söyleşiyorlarmış, sultan demiş ki:
– Şu patlıcanla yapılan yemekler pek leziz olur..
– Olur padişahım…
– Dolması tadından yenmez..
– Evet padişahım…
– Kızartması nefis olur..
– Olur padişahım…
– Ama, karnıyarıktan uzak dur..
– Uzak durmalı padişahım…
– Türlüye de pek gitmez patlıcan..
– Gitmez padişahım…
Padişah dalkavuğuna bozulmuş:
– Bre demiş, ben ne diyorsam, sen de onu tekrarlıyorsun…
Dalkavuk
– Elbette padişahım, demiş, bendeniz patlıcanın değil, efendimizin dalkavuğuyum…
Halil İbrahim Sezer 16/01/2023