HİÇ KİMSE KENARA ÇEKİLMESİN
Son günlerde yaşanan ve insanın kanını donduran bir haberler ülke gündemimiz yavru bir köpeğin masum bakışlarına kilitlendi. Devletin en üst makamından en alt kademesine, milletimizin her kesiminden tepki alan bu olay karşısında bizler dehşete düştük.
Aklımıza da hemen geçmişte nasıl bir millet ve devlet olduğumuz sorusu geldi. Bizler değil miydik ki, kuşlar barınsın diye evlerin duvarlarına ev yapan millet. Veya yük hayvanlarına gereğinden fazla yük atılmasın diye ferman çıkaran insanların torunları biz değil miydik? Ya da kovboy filmlerinde gördüğümüz o mahmuz denen işkence aletini atlarında hiç kullanmayan ve atlarına kendinden bir parça gibi davranan insanlar bizim atalarımız değil miydi? Son günlerde yaşadığımız bazı olaylar bizleri bunları düşünmeye sevk etmeye yetti. Bu olayı yapanlar şu veya bu milletten olmuş aslında pek bir önemi yok. Nihayetinde bu küçük yavruya yapılanlar son yıllarda ülkemizde insanlara bile yapılıyor ve televizyon ekranlarında sıradan bir olay gibi gösterilmiyor mu? Nasıl olur demeyin!
Geçenlerde tesadüfen bir televizyon kanalının haber bültenine denk geldim ve bültende birbirini keseni mi ararsınız. Komşusunun kızına veya çocuğuna taciz edeni mi ararsınız? Okuldan kaçan çocukların sağda solda hırsızlık etmesini mi dinlemek istersiniz veya annesini öldürüp bahçeye gömeni mi? Komşusuyla bir olup kocasını öldüreni, diğer komşusuyla da beraber olup o katili öldürteni de yazmama gerek yoktur sanırım. Bu satırları okurken bile beyniniz ne kadar zorlandı değil mi? Fakat bunlar bizim topraklarımız içerisinde yaşanan acı ama gerçekler. Bugün bizim evimizde yaşanmasa bile bu olaylar hemen bizim kapımızın dışında, eşiğimizde veya bahçemizin hemen yanı başında yaşanıyor.
Bunlar yaşananlar. Peki, bu olaylar yaşanırken bizler neyin peşindeyiz? Kimimiz yeni ev kimimiz yeni araba peşindeyiz. Bunlar olmamalı mı? Tabi ki olmalı fakat artık kapımızın eşiğine kadar gelen bir ateş var. Bu ateşi söndürmek için toplumun her kesiminin el ele verip hep beraber dur deme vakti gelmedi mi? Yine özlenen eski günlere dönmek için sadece slogan atmayı bırakmalı, boy boy afiş yaptırmayı bir kenara bırakıp, karınca kararınca elimizden geldiğince bir şeyler yapmak zorundayız. Herkesin kendince yapabilecek bir işi vardır. Madem bu topraklar üzerinde beraber yaşıyoruz bu topraklar için ve bu toprakları bize bırakan ecdadımıza layık evlatlar olmak için elimizden ne geliyorsa yapmak zorundayız. Sadece ceza vermek olayları kökünden çözmeye yetemeyecektir.
Hiç kimse kendini kenara çekmesin! Hiç kimse ‘ benim çocuğum yapmaz, yapmıyor, yapamaz.’ Demesin. Bu çocuklar veya cani insanlar bizim topraklarımıza uzaydan paraşütle atılmadı. Eğiteni- eğitileni, partisi, spor kulübü, göreni, görmeyeni, şeyhi-müridi artık taşın altına herkes elini koymak zorunda.
Bu asil millet inşallah bugünleri de atlatacak ve televizyonda herhangi bir haber bültenini cinnet geçirmeden izleyeceği günleri de geri getirecektir.
Allah milletimize bu kötü günleri atlatma gücü versin.
Fatih KAPLAN 18.06.2018