NEFİS MERTEBELERİ
- Nefs-i Emmare
- Nefs-i Levvame
- Nefs-i Mülheme
- Nefs-i Mutmainne
- Nefs-i Radıye
- Nefs-i Merdıyye
- Nefs-i Kamile/ Nefs-i Safiye
Nefs-i Mutmainne mertebesine gelmiş insan Allah-u Teala’nın bütün emir ve yasaklarına titizlikle uyarak nefsinin ve şeytanın tuzaklarına karşı başarı kazanmış, manevi hastalıklardan kurtulmuştur. Ben duygusunun esaretinde; nefret, öfke, kıskançlık,
ihtiras, kibir ve umutsuzluk duyguları ile dolan kalp, yerini biz duygusunda ;sevgi, şefkat, merhamet, anlayış, mutluluk ve teslimiyete bırakmıştır Bu mertebede kalbin gaflet perdeleri kalkmıştır. Hakikat-ı ayne’l yakın mertebesinde görmeye başlamış kalbindeki bütün şek ve şüpheler yok olmuştur.
Sıkça kullandığım bir söz vardır. Allah insanoğlunu en güzel fiziki bedende yarattı ruhu bedene üfledi, ama ruhsal bedenimizi insanlık mertebesine getirmemizi bize bıraktı. Biz seçimlerimizle ruhsal bedenimizi ya hayvan mertebesinde indireceğiz yada insanlık mertebesine yükselteceğiz seçim bizim.
İnsanoğlu nefsini doyurmak üzere bir yaşam amacı edinmiştir. Bizler göz ile görünür el ile tutulur şeylere ne kadar değer veriyoruz değil mi? Ev, araba, evlat, para, makam vs.. Ve bizim olması için ne büyük çabalarımız var. Çünkü bizim olursa başkalarına da gösterebiliriz onunla övünür sahip olduğumuz için gurur duyarız, mutlu oluruz. Zaten her şey mutlu olmak için yapılmıyor mu?
Sahi mutluluk neydi? Mutlu olmanın altında yatan gerçek duygu neydi? Seven ve sevilen duygusu mutluluğa denk gelmez mi? İnsanların asıl aradığı duygu gerçek sevgi değil mi? İbn-i Arabi “Gerçek mutluluk Allah’tır” der. Hintlilerin kutsal metinlerinde “Mutluluğu Tanrıda bulabilirsiniz” der. Albert Einstein” Sevgi Allah’tır ve Allah sevgidir” der.
Kalp gerçek mutluluğu bulana kadar deli divane gibi her eşyada, her istek ve arzunun içinde arayıp duracaktır. Bir şey arıyor ama ne aradığını bilmiyor? Bir şey istiyor ama ne istediğini bilmiyor? Kalp hakikat-ı biliyor ama ne çare kişi hür iradesi ile bulana kadar hakikat perdesi kapalı kalıyor. İnsan ne zamanki gerçek sevginin; Allah sevgisi olduğunu anlar kalpte bu sevgiyi çoğaltır işte o zaman perdeler aralanır.
Mutmain olan kalp gerçek sevgiyi bulmuş kalptir. Gerçek sevgi Allah sevgisidir. Saf sevgi kalbinizi yumuşatır, güven duygusu verir. Aşık nasıl baktığı her yerde aşkını görürse Mutmain kalpte baktığı her yerde Allah’ı görür.
Kuran-ı Kerimde bir çok surede nefis ile alakalı Ayetler vardır;
Kıyâmet Suresi 95 de; “ Hayır! Devamlı kendini kınayan Nefs’e yemin ederim.”
Şems Suresi 96 da; “ Nefs’e ve onu şekildendirene; ona bozukluğunu ve korumasını ilham edene yemin olsun.”
Fecr Suresi 97 ve 98 de; “ Ey huzura eren Nefs!” “ Râzı olmuş ve kendisinden râzı olunmuş olarak Rabb’ine dön!”
Şems Suresi 99 da; “ Nefsini temizleyen kurtuluşa ermiştir. Onu kirletip örten ziyana uğratmıştır.”
İsmail Hakkı Bursevî nefs kavramı üzerine yaptığı işâri yorumlarda, kalp hayatı ile nefs hayatını birbirinin zıddı olarak değerlendirmiştir. Kalplerin hayatı, nefislerin ölümündedir. Nefislerin hayatı ise kalplerin ölümündedir, diyerek nefsin hevâ ve heveslerinden kurtulan kalbin safa bulacağını söylemiştir. Gazâlî’nin de Kalbi sadece bir et parçası olarak görmeyip onun metafizik anlamına dikkat çekmesi Nefis-Kalp-Rûh arasındaki münasebetin önemini daha da ön plana çıkarmaktadır
Gazali nefsi eğitmeyi ahlakı arıtmanın yolu olarak görmüştür.
“İnsan yedisinde ne ise yetmişinde o dur” atasözüne asla inanmadım. Kalp Arapçada değişebilen anlamında kullanılır ve Peygamber Efendimiz nefis terbiyesini her kesin yapmasını telkin etmiştir. Ayet-i Kerimelerde de görüldüğü gibi insan kendini kötü huydan iyi huya çevirebilir.
Klasik sözümü yine yazının sonu ekleyerek insanların dikkatini çekmeye çalışacağım bakalım sözün hakkını kim anlayıp hayatını düzene sokacak. İNSANOĞLU SEÇİM HAKLARINDAN İBARET BİR VARLIKTIR. Seçimlerimiz ile hayatımızı şekillendirecek olan bizleriz. SEÇİM BİZİM!!!!
Sorularınızı iletişim adreslerine gönderebilirsiniz.
instagram:@holoterapistt mail adresi: kaplanmery@hotmail.com