ÖYLE BİR KAYMAKAMIMIZ VAR Kİ! AMMA VELAKİN BİR DE…
Evet, öyle bir kaymakamımız var ki! Bir de kaymakamımıza bağlı devletini ve milletini seven bir de maalesef, bayrağına, milletine saygısı olmayan, gereksiz personeller var. Söze ilk önce kaymakamımız, Sayın: Bülent Karacan’la başlamak istiyorum.
Göreve geldiği ilk günden bugüne kadar ki geçen süre zarfında, gösterdiği performans, sergilediği tutarlı girişimlerle tüm ilçenin sevgi ve saygısını kazanmış birinden, tarafsız olarak bahsetmek istiyoruz. Kişiler arasında ayrım yapmadan, elinden geldiğince yardımını esirgemeyen genç ve dinamik bir beyefendiyi yazmak, çalışmalarından bahsetmek biz basın kuruluşları için elzemdir.
Onu çoğu zaman köy yollarında yolun bozulmuş şekline bakıp keşif yaparken. Ya da her hangi bir köyümüzde insanların arasında dert dinlerken görmek mümkündür. Gittiği her köyün ve o köyün insanlarının dertlerini hiç çekinmeden dinlediğini görmek bizleri her zaman mutlu etti. Hiç kimseyi ‘hakir’ görmeden, ‘hâkim’ değil, ‘hadim’ olarak kendini tanıtması ise bir başka güzellikti. Ülkemizde vali veya kaymakam denilince akıllara gelen belli başlı isimler vardır. İşte bizim kaymakamımız da o isimler arasında girmeye en müsait olanlardan biridir. Bizlerce, aday değil bizim gönlümüze girmesiyle de adaylık sürecini tamamlamak üzeredir.
Peki, yazmakla bitiremeyeceğimiz, görevini kutsal sayma aşkı nerden geliyor olabilir? Sizce bunda paranın veya herhangi bir maddiyatın etkisi olabilir mi? Bizce, böyle bir şey asla mümkün değildir! İnsana bu görev aşkını verebilecek tek bir şey vardır. O da: ‘vatan sevgisi, millet aşkıdır.’ Bizce kaymakamımız milletine ve vatanına âşıktır. Hem de gece gündüz durmadan, duraksamadan çalışacak kadar âşıktır.
Şimdi gel gelelim yazı başlığındaki ‘ AMMA VELAKİNE…’
Gönlü vatan sevgisiyle dolu olan ve çalışma temposuna çoğu bürokratın ayak uyduramayacağı Sayın Bülent Karacan Bey de nihayetinde bir insandır. Bizler, onu çoğu noktada görsek bile onun emri altında olması gerekenler, onun bu temposuna ayak uydurabiliyor mu? Dersiniz! Bizler gördüğümüz ve duyduğumuz güzellikleri yazmak kadar gördüğümüz veya duyduğumuz aksaklıkları da yazmaz ve gönlü ‘vatana hizmet aşkıyla’ yanan insanlara yardımcı olmazsak. İşte o gün işimizi yapmış sayılmaz ve gaflet uykusuna dalanlardan oluruz. Bu aksaklıklardan gördüğümüz ve duyduklarımızdan birkaç tane yazmak isteriz.
Mesela; 03/07/2018 (Salı günü) Erbaa Hükümet Konağı Erbaa Nüfus Müdürlüğünde memure olan bir hanımefendi(!), görevi başında iken, elinden telefonu hiç düşürmüyorsa. İlgilenmek zorunda olduğu işini savsaklayıp, hizmet etmek zorunda olduğu vatandaşa, önce fırça sonrasında ise sesini yükseltip tüm insanların o noktaya bakmasına sebep olup onu küçük düşürüyorsa ve görevini ihmal ediyorsa. Onun başındaki müdür bey de, o haddini bildirmek yerine vatandaşı odasına alıp sakinleştirmeye çalışıyorsa. ( ki müdür beyin samimiyetinden şüphemiz yok fakat bağıran taraf kendi memuresidir ki, işi bu aziz millete bağırmak mıdır?) vs… konuyu uzatmayalım, gönlü vatan millet aşkıyla yanan Sayın kaymakamımız oradan geçiyor olsa idi o memure ne durumda olurdu?
Veya; her ayın On beşinde maaşını çekmekte gecikmeyen bazı birim amirleri, kapısındaki bayrağın renginden haberi bile yoksa. Acaba hangi devlete sadakatten bahsedebilir veya hangi vatan sevgisini gönlünde taşıdığını bizlere açıklayabilir? Bunlara birkaç örnek isterseniz; gördüğümüz bayraklar içinde tabiri caizse parçalanmış ve rengi bile kalmamış bir bayrağımız var ki elin ecnebisi bile bayrağımıza bunu yapmaz. ‘ ASİM KAMİLE UĞURLU AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ’ ndeki bayrağı. ( tepeşehir yolu üzerinde) Sayın kaymakamımız görmemiştir. Eğer görse idi onu oraya asanın ne hale geleceğini düşünmek istemiyoruz.
Bizlerin, ‘Bayrak’ konusunda toleransımız yoktur! Bayrak konusunda bu ikinci yazımız. Fakat ilkyazımızda isim ve yer vermemiştik. Yazımızdan sonra biraz düzelme görmüştük. Fakat özellikle ilk yazdığımız kurumun kapısındaki bayrağı görenin içinin sızlamaması mümkün değildir. Başka örnek verip canınızı sıkmak istemem ama yine buraya birkaç tane daha yazmaz isem hakta kalacağım.
Sayın kaymakamım; ‘ halk eğitim binası- sgk ilçe binası- diş protez merkezinin bahçesindeki ağaçların arakasına gizlenmiş bayrağımız- Ertuğrul Gazi aile sağlığı merkezi- taşınan ilçe Tarım binasında asılı kalmış ve unutulmuş bayrağımızı.’ Lütfen kurtarın. ( bunlar sadece birkaç örnektir.)
Şehit kanıyla sulanan, uğruna milyonlarca insanın şehit olduğu, asil bayrağımızı, yine şan ve şeref dolu renkleriyle, göklerde dalgalanmasına yardımcı olun. Bizler biliyoruz ki bu durumdan sizin haberiniz olsa gerekeni anında yaparsınız. Lütfen biz milletimizin sesi olduk sizler de bu vatanın evladı olarak şehitlerimizin emanetine sahip çıkın. Bayrağımıza sahip çıkan vatan evlatlarını tenzih eder önlerinde saygıyla eğilirim.
Allah, sizleri bu millete hizmetten alı koymasın…
Fatih KAPLAN 05.07.2018