PARK VADİYE; BÜYÜK TÜRK OTAĞI
Park vadi bölgesine büyük bir Türk otağı kurulsun ve bununla beraber park vadinin belirli bölgelerine büyük Türk devletlerini kuran hükümdarların büstleri yerleştirilsin. Her büstün başına o devletin bayrağı, her bayrağın yanına hayrat çeşmesi kurulsun ki dünyaya geldiği günden itibaren puta tapmayan tek illetin ecdadın ruhu rahmete gark olsun. Çocuklarımız ve bizler artık kendimize gelelim. Park vadinin girişine kurt başlı sancağımız ve dünyaya meydan okuyan çift başlı kartalımız yerleşsin. En yüksek noktada al sancağımız dalgalansın ki atalarımızdan miras kalan devletimiz ilelebet dünyaya nam salsın.
Yolumuz tarafımız belli olsun. Park vadiyi gezmeye gelen herkes gittiği her noktada sadece çimeni değil dünyaya yön veren atalarının Erbaa’da nasıl anlatıldığını, nasıl temsil edildiğini anlatsın.
Yıllar önce -kırmızı çizgilerimiz- vardı. Misak-ı Milli’miz vardı. Şimdi sınırlarımızı yeniden gözden geçirme ve METE’nin söylediği gibi ‘ sınırlarınızda sorun varsa genişletin’ desturunu uygulama zamanı gelmedi mi?
Çekiç güçle beslenen, terör örgütlerini bünyesinde besleyen hainler gürûhu, arkasına aldığı Siyonist ve büyük şeytanın desteğiyle her şeyi yapacağını sanıyor. Aklına gelen çılgınlığı yapabileceğini zannedenler dönüp tarihe baksınlar ve dedelerinin başına gelenlerden ibret alsınlar. Onlara mezar olan topraklar torunlarına da mezar olur.
Tüm kırmızıçizgilerimiz gözden geçirilsin, yaptığımız tüm sözde ikili dostluk antlaşmaları gözden geçirilsin, hangi devletin bizim topraklarımızda kaç üssü varsa, bizim de o devletlerin topraklarında bir o kadar askeri üssü kurulsun. Eğer bu kabul edilmiyorsa ve biz müstakil bağımsız bir devlet isek onlarında tüm üsleri kapatılsın ve herkes kendi yolunu çizsin.
Bizim yolumuz, Hristiyan kulüplerinin ortaklık yaptığı Avrupa hanedanlığı değil, bizim yolumuz Evanjelist’lerin kurmaya çalıştığı Kudüs kontluğu da değil. Büyük şeytanın kurmaya çalıştığı ve bölgemizde kurulması düşünülen büyük orta doğu projesiyle beraber bu topraklarda kukla olmak da değil.
Bizim yolumuz hür müstakil, bağımsız Türkiye’nin önder olacağı, sınırlarının tüm dünyayı kuşatacağı, düzeninde haksızlığın olmadığı, mazlumun ağlamadığı, haksızlıkların olmadığı, hırsızlığın, eyyamcılığın, namussuzluğun olmadığı, herkesin hakkını eşit bir şekilde aldığı ve dünyadaki tüm İslam devletlerinin bağlı olduğu bir kuruluşun, bir devletin kurulması yoludur.
Şimdiye kadar bizi Avrupa kapılarında süründüren herkes artık gerçekleri görsün ve bizi hiç kimseye rezil etmesin.
BÜYÜK TÜRK DEVLETİ’nin temellerini atılsın!
Fatih KAPLAN 28.08.2017