SEÇİM KAMPANYASI NASIL OLMALI
Yerel seçimler yaklaşıyor. Aday adaylık süreci de başladı sayılır. Peki, bizler yani seçmenler nasıl bir seçim kampanyası istiyoruz.
Tüm aday adayları ve adaylar iyi dinleyin ve okuyun.
Sizler ilk olarak bizlere yalan söylemeyin. Bizi aptal yerine koymayın zira bizi aptal yerine koyanları ve bizim zihnimizle dalga geçenlerin akıbetini sizler bizlerden daha iyi bilirsiniz. Bize yapabileceklerinizi vaat edin! Sizden yapamayacağınız hiçbir vaadi vermenizi beklemiyoruz.
Kendi aranızda rekabet ederken bir birinizin ardından kuyu kazmayın. Dedikodu yapmayın. Birbirinizin açığın kollamayın. Özellikle aynı partilerin mensupları bir adım öne geçmek veya egosunu tatmin etmek için yarışa girenler, yarın mahcup olacağı sözleri sağa sola yaymakla siyaset yapmayın. Siyaset bir yalan oyunu değil, şahsiyeti düzgün insanların yapacağı erdemli bir iştir. Rakibiniz hakkında elinizde kesin bilgi ve belge olmadan konuşmayın. Onun önüne geçmek için fırsat kollamayın. Sağda solda onu kötülemeyin. Özellikle ‘dün kefil olduklarınıza’ bugün cellat olmayın. Çamur atmayın, zira bizler sormaz mıyız ki; “hayırdır, daha düne kadar el bebek gül bebektiniz, bugün ne oldu?” veya “bir şey istedin de olmadı mı?” ya da “ bugüne kadar ne yaptıysanız beraberdiniz? Dün melek olan bugün nasıl zebani oldu?” demez miyiz?
Rekabetiniz tatlı olsun. Hiçbir zaman kalleşliğe geçit vermeyin. Kalleşlik veya kardeşlik iki seçeneğiniz var. Ya adam gibi çıkın konuşun ya da rakibiniz hakkında fitne kapılarını aralamayın. Emin olun, uğruna tüm şahsiyetinizi feda ettiğiniz hiçbir şey için kendinizi küçük düşürmeye değmez. ‘Güç’ sadece iktidarı ele geçirmek veya vermemek için her şeyi yapmak değil, her işi hakkıyla ve gereğince yapabilmektir.
Mertlik sadece konuşmak değil tarafını belli edip savaş meydanına atılmaktır. Asillik ve yiğitlik, Peygamber Efendimize gece yarısı pusu kuranların yaptığı değil, Hz. Ali gibi ölümü göze alıp sevdiğinin yatağına uzanmaktır. Mert ve yiğit olmak size hiçbir şey kaybettirmez aksine ölümsüzlük kazandırır.
Nitekim siz birine çamur attığınız zaman sizdeki çamuru da bir başkası araştıracak ve sizin geçmişte yaptıklarınızda sorgulanacaktır. Tabi ki hatasız kul olmaz ama bu hatalar ‘devletin ve milletin malını yeme noktasında’ olduğu zaman, millet size hangi gözle bakar ve bakıyor bunu düşünmek zorundasınız!
Siyaseti temiz yaparsanız işiniz ve çevreniz temiz olur.
Bizden söylemesi biz millet ne derse onu söyleriz. Elçiye zeval olmazmış.
Allah, bizleri hakkıyla yönetebilecek ve bizlerle hemhal olabilecek ‘seçilenleri’ bu millete nasip etsin.
Fatih KAPLAN 01.11.2018