TABUTLUKTAN ZAFERE

YAZARLAR - Mayıs 25, 2020 18:24

TABUTLUKTAN ZAFERE
Yıl 1944. Yer: Sansaryan Han.
Günlerdir tutuklu bulundukları ‘tabutluktan’ bir ses yükselir. Gırtlağı yırtılırcasına bağırmaktadır: “BEN TÜRK’ÜM. BEN TÜRK’ÜM. BEN TÜRK’ÜM!”
Ses boş koridorlarda yankılanır. Peki, ses nerden geliyor? Tabutluktan! Tabutluk nedir? Ayakları ve elleri duvara bağlanmış. Ayakları yere değme noktasında ama değmiyor. Kafalarının üzerinde ise son bilmem kaç bin Watlık ampul. İşte o elektriğin şiddetinden ışığın altında kalanlar yüz felci olmuştur…
Sonuç: 9 Şubat 1969 günü Türk milletinin ümit ışığı, tüm dünyanın dört gözle beklediği MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ kurulmuştur!
Kurulduğu gün bir avuç görünen ama gerçekte milyonların gönlüne taht kuran Milliyetçi Hareket her geçen gün büyümüş, devletinin en kötü duruma düşürülmeye çalışıldığı günlerde de her zaman devletine ve milletine hizmeti en asil görev bilmiştir. İşte kimlerinin esefle ve gıptayla baktığı ÜLKÜCÜLER her daim bu muhteşem milletin emrinde olmuşlardır. Hem de her türlü zorluğa ve imkânsızlığa rağmen. Nasıl mı?
Mesela: ilk şehidimiz Ruhi Kılıçkıran Şehit olduğunda ekmek 50 kuruş iken onun cebinden 35 kuruş çıktığında bu yoklukları ispatlanmıştır. Mesela: Yusuf İmamoğlu açlıktan ölmemiş ama ‘AÇ ÖLMÜŞTÜR.’ Mesela: ciğerlerine pompayla hava basılarak şehit edilen ÖNKUZU’muz sırtına verilen ‘ EMANET PALTOYLA’ bilmem kaçıncı kattan aşağı atılmıştır.
Peki, ya sonra işte o ‘KAHPE’ dediğimiz ve kahpelerin yaptığı 12 EYLÜL’de idamla yargılanan biri daha haykırmıştır ki, “ BEN HERŞEYİ BİLEREK, İSTEYEREK VE TASARLIYARAK YAPTIM. EVLATLARIMI BIRAKIN!” demiştir.
Milliyetçi Hareket bir kez daha prangaya vurulmuş. Tek bırakılmış. Yapayalnız sokaklara terk edilmiş. BAŞBUĞ tek başına dünyaya meydan okumuştur.
İşte o gün yalnız bırakılan. 4 Nisan 1997 de öksüz kalmış fakat başsız kalmamıştır. ÜLKÜCÜ HAREKET her Türk devletinde ve teşkilatında olduğu gibi o anda yeni bir lidere kavuşmuştur.
Her türlü entrika ve badireyle mücadele eden. Devleti ve milletini her şeyden önce düşünen Ülkücü Hareketin lideri Devlet BAHÇELİ, bugün 9 Şubat 2019’da Adana’da Milliyetçi Ülkücü Hareketin ellinci yılını kutlama ve kutlatma şerefini yaşamış ve yaşatmıştır. Başbuğ’un izinden yılmadan, korkmadan usanmadan devam eden liderimiz, Devlet BAHÇELİ ve evlatları ülkemizin ve milletimizin en karanlık gecelerinden birinde yine ses vermiştir. Demiştir ki; “BİZLER VAR OLDUKÇA ONLAR KAZANAMAYACAK.”
İşte BAŞBUĞ’un evlatları. İşte onun evladı devlet BAHÇELİ’nin evlatları yine her zaman olduğu gibi bugün de Başbuğ’larının ve liderlerinin yanındadır.
İşte dün, devleti uğruna canını ortaya koyan ve ortada bırakılan BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ’e bugün devletimizin başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan onun adını layık olduğu yere yükseltmiş ve onun evlatlarına müjdelemiştir ki; ‘ALPARSLAN TÜRKEŞ ÜNİVERSİTESİ HAYIRLI OLSUN.’ Denilmiştir.
Bundan sonra yapılacak tüm jestler aynen liderlerimizin ortak tavırlarında olduğu gibi yerel yöneticiler tarafından beraber açıklanmalı ve alkışlanmalıdır. Bugün bize birbirimize saygı duymamızı, birbirimize sahip çıkmamızı öğreten güzel bir ders verilmiştir. Kim ki, bundan sonra bu saygı çerçevesinin dışına çıkar ve karşı tarafa hakaret, iftira veya her hangi bir karanlık güçle yan yana gelirse bilinsin ki, işte o mutlaka ama mutlaka yıkıcıdır. Kırıcıdır. Nankördür.
Bilisin ki, kim de bu çizginin dışına çıkarsa yeri ve makamı ne olursa olsun bizi karşısında bulacaktır!
Dün milleti için ölümü göze alan ÜLKÜCÜ HAREKET ve ADALET VE KALKINMA PARTİSİ devleti ve milleti için her şeyi bir kenara bırakarak ‘İTTİFAK’ kararı almışlardır. Taraflardan tek istediğimiz İttifakın güçlü çıkması ve tüm dünyaya ders vermesidir.
‘ALPARSLAN TÜRKEŞ ÜNİVERSİTESİNİ’ bizlere hediye eden, Cumhurbaşkanımız Sayın: Recep Tayyip ERDOĞAN’a ve onu sevenlere. Bu beraberliğe sebep olan liderimiz Sayın: devlet BAHÇELİ’ye teşekkür ederiz.
Fatih KAPLAN 9.02.2019

BENZER HABERLER