YAŞASIN 29 NİSAN ZAFERİMİZ KUT’UL AMARE
Günlerden 29 Nisan 1916. Çarpık bacaklı, bencil ve kibir düşkünü İngiliz’in yerle bir edildiği. Yeryüzünde yenilgiyi tattığı ve dünyaya rezil olduğu günün yıldönümüdür, bugün. İşte bugün bitti denilen bir devletin yenilmez denilen bir devleti kumlara gömdüğü gündür bugün! Yüzlerce subay ve binlerce askerini esir vererek dünyaya rezil olan İngilizler bizim bu zaferimizi hafife alırlar ve ellerinden geldiğince de bize unutturmaya çalışırlar. Bizim coğrafyamıza ve dünya geneline yayılan binlerce misyonerin de ortak özelliklerinden birisi, bu zaferi hafife almak ve yazılı tarihimizden silmeye çalıştıkları gibi milli hafızamızdan da silmeye çalışmaktır. Fakat son dönemde Trt ekranlarında gösterime giren bir televizyon dizisi var ki milletimize o günlerde verilen mücadeleyi, bölgede bize ihanet eden araplarla beraber bize yardım eden araplarında olduğunu gösteren bir dizi. Yıllarca bizleri ekranlardan hain, barbar ve geri kalmış olarak gösteren batı medyasına en güzel cevabı yine medya yoluyla verebiliriz. Düşmanı, düşmanın silahıyla vurabilirsek işte o gün savaşı kazanmaya niyet etmiş oluruz. Dün yokluk içinde bizden kat be kat üstün düşmanı nasıl kumlara gömdüysek bugün de belki bizlerden üstün olan düşmanı yerle bir edebiliriz.
İşte bizi gözüne göstermeyen ve muazzam devletimizi tarih sayfalarına gömen ama onun ruhundan yeni bir devlet kuran Türk milletinin yeni devletini de aynı sonuca ulaştırmaya çalışan İngiliz’e verilecek en güzel cevaptır, bu zaferi milletimize ve tüm dünyaya anlatmak. Tarih sahnesine sömürü imparatorluğu kurarak çıkan çarpık bacaklı İngiliz, dün olduğu gibi bugünde yeryüzünde sömürü imparatorluğunu genişletmek ve sırf kendi rahatı için milyonlarca insanı vatanlarından etmek için çaba göstermektedir.
Hakim olduğu adacıklardan çıkıp dünyanın dört bir yanına yayılıp, önce gittiği coğrafyalarda iyilik meleğiymiş gibi gezinip, etrafta dolaşan insanlara kendini tanrı gibi tanıtıp sonra da onların hem yer altı, hem de yer üstü zenginliklerine el koymaktan çekinmeyen bu aşağılık mahlukatlar. Bugün de aynı coğrafyada gözünü bürüyen kanın arkasına saklanıp ve kendi elini ateşe sokmadan eline geçirdiği elemanlarla bölge ülkelerini ateş çemberine sokan bu devlet, dünyayı da ateşe atmaktan çekinmemektedir. Bunu da öyle bir ikiyüzlülükle yapar ki kendini güya, saygın ve kibar insanların oturduğu bir kara parçasına hakim, medeniyetin beşiği olarak göstermekten imtina etmez.
Tarih çoğu devleti ve milleti yazar ama bunların içinde sayısız devlet kuran, onlarca imparatorluk kurup tarihe yön veren bir millet vardır ki onu ayrı yazar. İşte büyük Türk milleti dün olduğu gibi bugün de kahramanlığıyla dünya sahnesine çıkıp içerde ve dışarda ne kadar düşmanı varsa hakkından gelecek. Tüm dünyada ağlayan mazlumları dün olduğu gibi bugün de sevindirecektir. Parçalara ayrılmış tüm boyların sahip olduğu devletleri birleştirecek olan bu yüce devlet tüm dünyaya hakim olup Nizam’ı alem ülküsünü dünyaya hakim kılacak ve tüm dünya onun hakimiyetiyle huzur bulacaktır.
Kut’ul Amare’de destan yazan kahramanlarımızın ruhu şad olsun. Kut’a hayat veren başta Enver Paşa ve Teşkilatı Mahsusa üyelerinin, Süleyman Askeri, Yakup Cemil ve Kut’u Kut yapan Halil Paşa’nın ve onlarla omuz omuza mücadele eden yerli ahaliden de Allah razı olsun.
Allah bizleri onlara layık torunlar olarak yaşamayı nasip eylesin…
Fatih KAPLAN 30.04.2018