YENİ SİSTEM YENİ DÖNEM HAYIRLI OLSUN

YAZARLAR - Mayıs 25, 2020 17:55

Türkiye cumhuriyeti devleti 09/07/2018 tarihi itibariyle yeni yönetim şekline geçmiş bulunmaktadır. Bu sadece devletimizi ilgilendiren bir gelişme değil, Turan coğrafyası ve tüm dünyadaki Türkleri ilgilendiren bir gelişmedir. Bu tarih itibariyle dünyaya geldiği ilk günden bugüne kadar devletsiz kalmamış. Fakat birinci dünya savaşından sonra kısa bir süreliğine bağımsız bir tane bile devleti bulunmayan milletimizin kısa bir süre sonra kurduğu devletin, yönetim şeklinin değişmesidir.
Yeni yönetim şeklini üç açıdan incelemek ve değerlendirmek istiyorum.
Yeni yönetim şekli ilk olarak ‘Türk Töresine’ göre incelemek gerekirse, hızlı ve etkin bir icra heyetinin bugün şekillendiğini görmekteyiz. Bazılarının, ‘tek adam’, bazılarının, ‘diktatörlük’ diye isimlendirdiği bu sistemin diktayla ne alakası vardır? Zira diktatörler seçimle mi iş başına gelmektedir? Milletin istemediği hiç kimse iktidara gelmemiş, milletimiz de seçime katılım oranıyla tüm dünyaya bu yönden cevabını net olarak vermiştir.
İkinci pencereye baktığımızda; yeni yönetimde görev alan parti kendi deyimiyle ifade ediyorum, ‘ hiçbir bahanesi kalmadan.’ İcraat yapmak zorundadır. Artık eskisi gibi bana şu diz çöktürdü, bu boyun eğdirdi değil, ‘ben şuna diz çöktürdüm, buna boyun eğdirdim.’ Deme konumundadır. Millet ona her istediğini vermiştir.
Son olarak partiler ve iktidar olma şekli açısından incelemek lazım gelirse. Bu uygulamadan sonra hiç kimse, seçimlerden sonra iktidar olmak için pazarlığa girmeyecektir. Tek başına iktidar olamayanların, ortaklarına olmadık işler vaat ederek nasıl iktidar olduklarını geçmiş dönemlerde yaşadık veya okuduk. Hatta hükümetler kurulduktan sonra çevrilen dümenlerin milletimize neye mal olduğu ortadadır. Şimdi bundan sonra milletin geleceği hiç kimsenin pazarlık konusu olamayacaktır.
Genel bir değerlendirme yapacak olursak. Seçimden önce ortaya çıkan ittifaklarda, pazarlık yapılmamış, ittifak sadece seçime ortak girme olarak bugün tescillenmiştir.
Bu beş yıl içine hükümete düşen tarihi görev ise, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, birleştirici Türk kimliği etrafında toplamak, Türk dilini devlet sınırları içinde hâkim kılmak. Devlete yöneltilmiş her türlü terör sorununu kökünden halletmek olacaktır.
Milletimiz verdiği son kredinin düzgün kullanılmasını denetleyecek, devletin ve milletin bekasını hedef alan unsurların nasıl yok edildiğini ve nasıl mücadele edildiğini gözlemleyecektir. Hükümet terörle mücadelede sonuna kadar dirayetli olmalı. Bugünden başlayıp, başta fetö ve pkk gibi terör unsurlarının kökünü kurutmalıdır. Fetö’nin siyasi ayağının gün yüzüne çıkması için milletimiz sabırsızlıkla beklemektedir. 15 Temmuz’un yıl dönümünde Fetö unsurlarının hakkından gelindiğini görmek milletimizin hakkıdır.
Yeni yönetim sistemimiz devletimize, milletimize ve tüm Türk dünyasına hayırlı olsun.
Türk milleti varolsun…
Fatih KAPLAN 10.07.2018

BENZER HABERLER