Hepimiz bu ülke için kenetlenip yumruk gibi olmak zorundayız. Her geçen gün parmaklarımızı ayırıp gücümüzü yitirmemiz için ellerinden geleni artlarına koymayan kokuşmuş dünyaya karşı artık hep beraber karşı gelme zamanı geldi de geçiyor bile. Kendi aramızda yaşanan tüm kırgınlıkları, acı ve kederleri bir kenara bırakıp, yeni bir sayfa açalım.
Asırlarca, İslam’a ve insanlığa hizmet etmiş aziz milletimiz artık ne batıya ne de batıdan gelecek her hangi bir yardıma boyun eğmek istemiyor. Bir birimize kenetlenerek tüm sorunların üstesinden gelip, hiç kimseye el avuç açmadan, ayaklarımızın üzerinde durmak, çok mu zor. Kendi aramızda çözülemeyecek ne sorunumuz var?
Bizi bölmek için kaç oyun oynanıyor farkında mıyız? Spor adı altında bizi kaç parçaya kaç takıma böldüler düşündünüz mü? Irk kavramını bize empoze edip asırlarca etle tırnak olmuş bu milleti kaç etnik parçaya bölmeye çalıştılar? Allah’ı bir, kıblesi bir, peygamberi bir olan, İslam’ın sancaktarı milleti kaç tarikat türetip kaça böldüler? Her Cuma namazında her tarikat kendi binasında namaz kıldırmaya çalışırken camii cemaatimizi bile kaça böldüler hesap ettiniz mi? Okullarımıza kadar giren etnik bölücülük ihanetiyle ülkesine hizmet için beynini harap etmesi gereken gençliğimizi birbirine düşman ederek kaça böldüler, kaç cana kıyıp, kaç ocağı söndürdüler düşündünüz mü? Bölünmedik neyimiz kaldı?
Artık çekişmeyi, inatlaşmayı bir kenara bırakıp, devletimiz, milletimiz için, dünyaya yön vermek, töremizi dünyanın her tarafına yaymak için daha ne kadar bekleyecek daha ne kadar bir birimize akıl vereceğiz. Mücadelemize ayrım yapmadan toplumun tüm unsurlarıyla başlamak ve önce kendimizi düzeltip dünyada bitmek üzere olan insanlığı tekrar tesis etmek zorundayız. Milletimizin nesi varmış demeyin. Perdelerinizi kaldırın ve parklara bakın, 12 yaşında sigarayı emen, her türlü uyuşturucuyu kullanan bu çocuklar bizim. Kahve köşelerinde zaman öldüren veya işsiz gezen insanlar bizim, koltuklarda oturup odasının camından bakmakla yetinen ve hiçbir şey yap(a)mayan insanlar bizim insanlarımız.
Artık kardeş kavgasını bırakmazsak; 615 sene önce bugün çubuk ovasında karşılaşan ve birbirlerinin canına kast eden iki kardeş gibi oluruz. Unutmayın Timur’da, Yıldırım Beyazıt Han’da aynı kanı taşıyor, aynı idealler peşinde koşuyordu. Tarih tekerrür etmesin, yumruk gibi olup vurduğumuz yeri tuzla-buz, yerle-düz edelim.
Aleme nizam, ülkemize yön verelim…
Fatih KAPLAN 20.07.2017