Az bulutlu

EŞŞEĞİN HAYAT HİKAYESİ

DÜNYADAN - Ocak 27, 2020 17:08 A A

EŞŞEĞİN HAYAT HİKAYESİ
Bir zamanlar, güzel mi güzel bir ülke varmış. Bu ülkede yaşayan milyonlarca insan, kardeş kardeş geçinir bazen aç bazen tok yatarlarmış ama birbirlerine olan güven ve yardımlaşma duyguları her zaman en üst safhadaymış. Tabi bu ülkenin bir düşmanları varmış ki yeni gelişmekte olan ülkenin ne gelişmesine ne de huzurlu bir şekilde yaşamasına müsaade etmek istemezlermiş. Gün gelmiş etraflarına demir perdeler tunçtan dağlar örülmeye. Üzerlerine kara bulutlar çekilmeye çalışılmış. Bu ülkede kardeşler birbirlerine kırdırılmaya herkes birbirine düşürülmeye çalışılmış. Tabi bu planın görünen yüzü görünmeyen tarafında ise ülkenin tüm kilit noktaları ele geçirilip içten fethetme politikasıyla teslim olma girişimleri başlamış. Ülkenin her tarafında bir kaos ve kargaşa ortamı hüküm sürerken hakim unsur olması gereken iktidar, kan akıtanları görmezden gelmeye hatta onları el altından desteklemeye başlamış.
Ülke böyle çıkmaza girmeye başlayınca bu defa gözler kurtarıcı aramaya başlamış. Binlerce yıl dünyaya hükmeden milletin evlatları sağa sola bakınır, zenginler parasını istifler, İslamcı geçinenler sahte ‘ümmetçilik’ peşinde koşup malum afişlerin altından kafalarını eğip geçerken. Herkes kara kara düşünürken birden bire, Anadolu’nun bağrından kopup gelmiş mazlum insanların mazlum çocukları meydanda görünmüş. Ellerinde sancakları, dillerinde duaları, ruhlarında İslam’ın sönmez ateşiyle meydana atılmışlar. Bunlar mücadeleye başlayınca düşman boş durur mu, onlar da ellerinden geldiğince ortalığı kan gölüne çevirmeye ve asil milletin evlatlarına kan kusturmaya başlamışlar. Sokaklarda pusular atılmış, gecenin kör karanlığında asil milletin asil evlatları, kahpelerin elinden kahpe kurşunlarla şehit edilmiş. Tabi her türlü baskı ve tecavüze rağmen sürekli savunma tarafında olan bu asil ülkenin bozkurt ruhlu çocukları bir yandan da kendilerini eğitmeye ve geliştirmeye çalışıyor, hiç durmadan ülkelerine faydalı olmak için çalışıyorlarmış.
Gün gelmiş bu asil ruhlu Bozkurt yürekli insanların arasına yeni yeni üyeler eklenmeye başlamış. Onlarda kendilerine yaklaşanı dışlamak yerine aralarına almaya ve onları da adam yerine koymaya başlamışlar. Bu yeni üyelerin içinde bir tanesi varmış ki gözleri güzel mi güzel, endamlımı endamlı. Yürümesi ve duruşunu asil Bozkurt’lara benzetmeye çalışır, hep onlar gibi olmak için elinden geleni yaparmış. Bozkurt’ların içinden bir kaçı demiş ki; “ bakın biz bunu içimize alıyoruz ama bunun gözü göz değil. Aynen EŞŞEK GÖZÜ gibi güzel gözleri var, bunda bir EŞŞEKLİK olmasın.” Demiş. Tabi bizimkilerin içinde kötülük yok bunları duymamazlıktan gelmişler.
Gel zaman git zaman ülke girdiği dar boğazdan şöyle veya böyle çıkmış. İç müdahale, dış müdahale derken olaylar yatışmış. Hainler yine az bir ceza alırken, Bozkurt ruhlu çocukların kimi yağlı urganlara kimisi de cezaevlerine terk edilmiş. Bozkurtça duruş sergileyenler insafsızca muamele görürken bizim EŞŞEK GÖZLÜ (eşşek!) ilk eşşekliğini yapmış ve içerden çıkmak için arkadaşlarına olmadık iftiralar atmaya başladı. Hareketin lideri ve önemli bir kısmı cezaevinde yatarken bizim olmayan EŞŞEK bir anda dışarı çıktı. Hem de beş parasız girdiği cezaevinden şirket kuracak veya ortak olacak kadar çok parayla kendini dışarda buldu. Bizim olamayan EŞŞEK. Sonra ne mi oldu? İnsan kendini bir kere satmaya görsün, altına yatmadığı adam, gölgesine sığınmadığı tavan kalmaz. Tek tek kapı kapı gezer ve gezdi de!
Fazla uzatmayalım, bizim olmayan EŞŞEK gün geldi yaltaklandı, gün geldi yallandı ama zamanında aç gezen fakat dik duran BOZKURT yürekli insanların yanına bile yanaşamadı. Hep dışardan anırdı durdu. Tabi gözlerine aldananlar olmadı mı oldu. İçini bilenler onun anırdığını biliyordu fakat o gözlerini gösterip bu çirkinliği kapatıyordu. Ve gün geldi çattı bu EŞŞEK’le O, BOZKURT ruhlu insanların yolu yine kesişti. Nasıl mı?
Ülke yine zora gireceği zaman o BOZKURT ruhlu insanlar ortaya çıktı. Tüm dedikoduları, tüm planları, tüm senaryoları bir kenara bırakıp, gövdelerini taşın altına koyup meydana çıkınca. EŞŞEK ortaya fırladı ve dedi ki; “ kazansınlar EŞŞEK olup anırırım.”
Gerisi malum zaten biliyorsunuz; tüm BOZKURT ruhlu insanlar bu asil ülkenin asil evlatları meydana EŞŞEĞİ bekliyoruz. Özür dilemiş okumam, susmuş kabul etmem, görmemiş saymam, meydan onu bekliyor.
Hadi; EŞŞEK, EŞŞEK, EŞŞEK…
Fatih KAPLAN 26.06.2018

DÜNYADAN - 17:08 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın Olmalı
    Erbaa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Gülbey Ay şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, seçim çalışmaları ve göreve gelme durumları halinde yapacakları işlerle ilgili bilgiler verdi. Soru- Cevap ve sohbet ortamında gerçekleşen basın toplantısında öne çıkan konu başlıklarıyla açıklamalar şu şekilde: “17 ARKADAŞIMIZLA YÖNETİMDEN AYRILDIK Biz dört yıl önce mevcut yönetimle göreve […]
  • 02
    Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
    Gökal Belediyesi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen Fındık Festivali
  • 03
    Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz
      Eski Tokat yolunda asfalt çalışmaları başladı: Başkan Karagöl sözümüzü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz Erbaa Belediyesi Eski Tokat Yolu’nda asfalt çalışmalarına başladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl verdiği sözü tutmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Erbaa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri Orhan Gazi Caddesi’nden Kuruçay İlkokuluna kadar uzanan Eski Tokat Yolunda asfalt çalışmalarına başladı. Erbaa […]
  • 04
    Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin Yanındayız
    CHP TOKAT MERKEZ İLÇE BAŞKANI AYTEKİN AYAN: “İŞÇİLERİN HAKKI GASPEDİLEMEZ, ŞIK MAKAS VE CROSS TEKSTİL DERHAL MAAŞLARI ÖDEMELİDİR” “Üç aydır maaş alamayan işçiler, tehdit ve baskıyla susturulmak isteniyor” Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Şık Makas ve bağlı kuruluşu Cross Tekstil fabrikasında yaşanan işçi mağduriyetine ilişkin […]
  • 05
    13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları Başladı
    Türkiye’nin 81 ilinde düzenlenen ve bugüne kadar her yaştan milyonlarca insana kitap okuma alışkanlığı kazandıran Ufka Yolculuk Yarışması bu yıl 13. kez düzenleniyor. Bu sene “Nasıl İnanmalı?” sorusu üzerinde odaklanan yarışmanın sloganı, insanın yaratıldığından beri taşıdığı hakikati yeniden hatırlaması amacıyla “İlk Sözleşmeni Hatırla.” olarak belirlendi. Hayatı anlamlandıran bu yolculukta, her yaştan katılımcıyı manevi derinliklerle dolu […]