Az bulutlu

Chp Kadın Kolları: İstanbul Sözleşmesi Yaşatır

TOKAT - Ağustos 13, 2020 12:40 A A

Cumhuriyet Halk Partisi il teşkilatlarının 81 il başkanlığı kadın kolları tarafından düzenlenen:  “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” etkinliği kapsamında bir basın açıklaması yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ve Cumhuriyet Halk partisi Tokat İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz’ün de katıldığı toplantı sonrasında  Tokat İl Başkanlığı Kadın Kolları Başkanı Zarife Üngör tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!
Türkiye’de sosyal devlete ve adalete, ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Bugün ülkemizin her bir köşesi işsizlik, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet ile kaynarken, siyasi iktidar yangına benzin dökecek kadar kontrolünü yitirmiş kararlar alıyor.
Bunun en akıl almaz örneğini de, İstanbul Sözleşmesi üzerinden kadınlara yönelik başlatılan sistematik saldırılarda görüyoruz. Cumhuriyetimizin ilan edildiği tarihten bu yana, kadınlar olarak elde ettiğimiz tüm haklar bir çırpıda elimizden alınmak isteniyor.
Ülkemizde, kadınların hakları ne yazık ki uzun yıllardır yalnızca kağıt üzerinde var. Biz kadınlar elde ettiğimiz haklarımızı bugün hayatın her alanında yaşamak istiyoruz. Erkek egemen iktidar ise hukuken kazanılmış haklarımızı gasp ettiği yetmiyormuş gibi, şimdi de bu hakları tamamen ortadan kaldırmak istiyor.
2011 yılında imzalanan ve kadına yönelik şiddete karşı devletin atması gereken adımları temel alan İstanbul Sözleşmesi, bugün uygulanıyor olsa birçok kız kardeşimiz yaşıyor olacaktı. Birçok kadın evde ekonomik şiddet görmeyecekti; psikolojik şiddete uğrayıp susmayacaktı ve hatta bu yüzden hayatına son vermeyecekti.
İstanbul Sözleşmesi’nin neden biz kadınlar için çok önemli olduğunu kavrayabilmek için öncelikle bu sözleşmenin ne olup ne olmadığını bizi dinleyen tüm kadınların ve erkeklerin çok iyi anlaması ve çevresindekilere anlatması gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddete karşı devletin yapması gerekenleri içeren hukuki bir belgedir.
İstanbul Sözleşmesi’nin 4 temel hedefi vardır.
Birincisi; kadına karşı şiddetin önlenmesi için devletin tedbirler alması gerektiğine işaret etmektedir.

İkincisi; eğer kadına karşı şiddet hala devam ediyorsa, kadın-erkek eşitsizliği sürüyorsa devletin kadınların hayatını korumak için etkin adımlar atmasını istemektedir. Devlete “6284 sayılı kanunu uygula, kadınları aktif ve etkin koru” demektedir.
Üçüncü adımda ise şiddet önlenemediyse, kadınlara zarar veren erkeklerin adil yargılanması ve cezalandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Devlete “Etkin ceza sistemi uygula, adaleti sağla” demektedir.
Dördüncü ve son adımda ise Sözleşme devlete kadınların daha güçlü bireyler olabilmesi, hayatın her alanında yer alabilmesi için çalışmalar yapması gerektiğini işaret etmektedir.
Özetle; İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını öngören ve kadına karşı sokakta ya da evde şiddetin önlenmesini amaçlayan hukuki bir belgedir ve Türkiye Cumhuriyeti de altına imza attığı bu sözleşmenin gereklerini yapmak zorundadır.
Birilerinin iddia ettiği gibi İstanbul Sözleşmesi yuva yıkmıyor. Sözleşme, bir ailede şiddet gören kadın varsa erkeğin cezalandırılması gerektiğini söylüyor.
Hiçbir dine ya da kültüre aykırı kurallardan bahsetmiyor; çünkü tüm kadınların şiddetten korunmasını amaçlıyor.
Sözleşme; kadınların beyanı nedeniyle erkekleri delilsiz olarak cezalandırmıyor. Sözleşmeye göre kadının beyanıyla yalnızca kadın için acil koruma tedbirleri alınması öngörülüyor.
Türkiye’de boşanmalar aile içi şiddet ya da anlaşmazlık nedeniyle gerçekleşiyor; yine birilerinin iddia ettiği gibi İstanbul Sözleşmesi’nde boşanma kavramının geçtiği ya da ima edildiği tek bir satır yok.
Sözleşme toplumu cinsiyetsizleştirmiyor; aksine hiç kimsenin cinsiyetinden ötürü ikinci sınıf insan muamelesi görmemesini teminat altına alıyor.
Erkekler, İstanbul Sözleşmesi’nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci, tecavüzcü erkekler rahatsız.
Kısacası; İstanbul Sözleşmesi, rengi, dili, dini, kılık kıyafeti, dünya görüşü ne olursa olsun tüm kadınların şiddet görmemesi için var. Kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olabilmesi için var.
Avrupa’da dahi kadının sosyal ve siyasal hayatta yeri yokken; Türkiye Cumhuriyeti’nin aydın kadınları devrim niteliğinde atılımlara imza atarak erkek ile eşit şartlara kavuşmuş, hem siyasal hem soysal hem de ekonomik hayatta haklarını almışlardı.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1 Aralık 1923 yılında İzmir’de yaptığı bir konuşmada “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur” diyor.
Biz, bu sözün söylendiği tarihten 97 yıl sonra ülkemizde kadın erkek fırsat eşitsizliğini tartışıyoruz; İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılarla mücadele ediyoruz. Demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen, Cumhuriyet değerlerine savaş açan bu erkek egemen iktidara karşı mücadelemiz artarak devam edecek ve kazanan mutlaka biz olacağız.
Kadın mücadelesi yalnızca kadınların da mücadelesi değil. İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak ve uygulanmasını talep etmek, kadınlar kadar erkeklerinde içinde yer alması gereken bir adalet ve insan hakkı mücadelesidir.
İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü haklar, en temel insan haklarıdır ve insan hakları asla tartışmaya açılamaz. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak, ülkemizde tüm kadınlar haklarını tek tek öğrenip savunana kadar sokak sokak gezeceğiz, anlatacağız, dertleşeceğiz. Haklarımızdan asla geri adım atmayacağız. Kadınların ölmeyeceği, öldürülmeyeceği; hayatın her alanında daha fazla yer alacağı bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz.
Bugün neredeyse her gün bir kadının öldürüldüğü, tacize, tecavüze ya da farklı şiddet türlerine maruz kaldığı ülkemizde İstanbul Sözleşmesi, bizim kırmızı çizgimizdir. Bu çizgiyi aşanı, Sözleşme’yi uygulamak yerine kaldırmak isteyenlere oturdukları koltukları dar edeceğiz.
Cesaret biziz, azim biziz, emek biziz, mücadele biziz. Biz kadınlarız; biz her iki kişiden biriyiz. Bu ülkenin onurlu ve mutlu yarınlarının yükseleceği eller, bizim ellerimiz.
İstanbul Sözleşmesi kalacak!
Siz gideceksiniz!

CHP Kadın Kolları
12 Ağustos 2020” denildi.

 

TOKAT - 12:40 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    Erbaalı İsmail Eren Altunoğlu Matematik Olimpiyatlarında Şampiyon Oldu
    Erbaalı lise öğrencisi İsmail Eren Altunoğlu, 5 Nisan 2026 pazar günü düzenlenen Uluslararası Türk Dünyası Matematik Olimpiyatlarında altın madalya kazandı ve 2-6 Temmuz 2026 tarihlerinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenecek olan finallere katılma hakkı elde etti. Uluslararası Türk Dünyası Matematik Olimpiyatı (TIMO), 2-12.sınıf öğrencilerine yönelik, analitik düşünme, problem çözme ve muhakeme becerilerini uluslararası alanda değerlendirmeye yönelik […]
  • 02
    Aykut Sefa Başar: Her Adımda Daha Büyük Bir Karayaka Hedefliyoruz
    Karayaka Belediye Başkanı Aykut Sefa Başar, şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek bugüne kadar olan icraatlarını ve bundan sonraki planlamalarına dair açıklamalarda bulundu. Toplu konut projelerinden Karayaka Koyunu’na, doğalgaz müjdesinden yeni arsa çalışmalarına kadar birçok konuda açıklama yapan Aykut Sefa Başar’ın basın toplantısında öne çıkan başlıklar şu şekilde: “DOĞALGAZIN GELMESİ KASABAMIZIN ÇEHRESİNİN DEĞİŞMESİNE […]
  • 03
    Eylül Özkan Kick Boks’ta Türkiye İkincisi Oldu
    26-03 Nisan 2026 tarihleri arasında Diyarbakır Seyrantepe Spor salonunda yapılan Kick Boks Türkiye şampiyonasında Point Fighting 46 kg Yıldız Eylül Özkan Türkiye 2.si oldu. Eylül Özkan açıklamasında; “Hedefim şampiyon olmaktı ama nasip bu kadarmış Türkiye 2.si oldum arkadaşlarıma Aileme kulübüme özelliklede hocama çok teşekkür ediyorum. Hedefime, hedeflerime ulaşana kadar durmadan yorulmadan çalışmaya devam edeceğim.” Dedi […]
  • 04
    Erbaa’da Bir Köy Daha Mahalle Oluyor
    Geçtiğimiz zaman dilimlerinde Erbaa’da şehir merkezine yakın köylerden bazıları merkeze bağlanarak mahalle statüsü kazanmıştı. Aldığımız bilgilere göre merkeze yakın köylerden olan Yukarı Çandır Köyü de merkeze bağlanmak için seçime gidiyor. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından seçmen listelerinin askıya çıktığı Yukarı Çandır Köyü 12 Nisan 2026 günü merkeze bağlanmak için sandık başına gidecek.  
  • 05
    Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın Olmalı
    Erbaa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Gülbey Ay şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, seçim çalışmaları ve göreve gelme durumları halinde yapacakları işlerle ilgili bilgiler verdi. Soru- Cevap ve sohbet ortamında gerçekleşen basın toplantısında öne çıkan konu başlıklarıyla açıklamalar şu şekilde: “17 ARKADAŞIMIZLA YÖNETİMDEN AYRILDIK Biz dört yıl önce mevcut yönetimle göreve […]