Az bulutlu

KAHPELERİN KAHPELİĞİ VE BEBEĞİMİZ…

ANADOLUDAN - Mayıs 25, 2020 17:44 A A

KAHPELERİN KAHPELİĞİ VE BEBEĞİMİZ…
Onbir aylık bir bebek ve annesi…
Ne güzel bir cümle yazdık üst tarafa. İçinde masumiyet, sadakat, sevgi, hoşgörü ve insan var. Yazmaya devam etsek daha ne güzellikler çıkar bu cümleden. Ama maalesef bu gece bu cümlenin peşine böyle güzel kelimeler koyamıyoruz. En güzel kelimemizi ise yazımızın en sonunda onlar için yazacağız!
Onbir aylık bebek bu dünyadan ve insanlardan sevgi bekler. İlerde belki idealist biri olacak, belki de peşinden milyonları sürükleyecek bir lider olacaktır. Fakat bugün o onbir aylıktır! Bugün onun için böyle tahminlerde bulunmak doğru değildir.
Birde bebeğimizin annesi var. O da her anne gibi, bebeği için canını seve seve verir. Ya da öyle bir seçim yapma hakkı verilse o mutlaka bebeğinin yaşamasını seçecek ve kendisi canını verecektir.
Bebeğimizin bir de babası vardır. O canından çok sevdiği vatanı beklemektedir. Bugün, canı kadara sevdikleri de onu ziyarete gitmiştir. Gitmişlerdir fakat evlerine dönememişlerdir. Allah onlar için şahadeti nasip etmiştir.
Bu olayda bir de diğer taraflar vardır!
Onların biri dağ taş demeden kendine delik açar. Kimi zaman kıytırık bir silah kimi zaman son model bir silahla güvenli güçlerimizin canına kastedip, vatanımızı bölmeye çalışır. Onlar için kan dökmek çok basittir. Nasıl ki ilk eylemlerinde bebeklerin kanına girmişlerdir. Son eylemlerinde de bir bebeğin kanına girmek bu kansızlar için sıradan bir olaydır. Nihayetinde barındıkları memleketler ve onları besleyen kansız ülkeler için kan dökmek zevk alınacak bir olaydır. Hatta bu onların asli işidir. Onları analarının rahmine koyanlar, ana nedir bilmeyen baba nedir tanımayan ‘piç’ sürüleridir!
Bir de bunları besleyen soysuzlar vardır!
Bunlarda bulundukları toprakların sadece kanını emmekten zevk alan, milleti sömürmekten bıkıp birde bunu kan dolu kadehlerle kutlamak isteyen soysuzlar vardır. İşte onlar için de kanın akması sadece bir zevk işidir.
Bir de tüm bunları destekleyen sözüm ona insan hakları savunucusu ama insanlıktan nasip almamış cani yaratıklar vardır. Bunların işi de takım elbise giyip, medeni görünüp, ağzı güzel laf yapıp ağzından lağım akıtmaktır. Onlar için; ‘Türk ölsün de hangi yaşta olursa olsun.’ Önemli değildir. Bu arada, bu takım elbiseli canileri ülkemizin ve milletimizin ayrılmaz bir parçası olan, etle tırnak misali iç içe geçen insanları ayırmak için birini diğerine kırdırmak için, “ bu hareket falancanın siyasi temsilcisi.” Diyen, oy için yapmayacağı dalkavukluk kalmayanları da unutmamak gerekir. Bu Ermeni artıkları ne zaman bizim can kardeşlerimizin temsilcisi olmuşlar da bizim haberimiz yoktur?
Bir de bunların böyle takım elbiseli gezmesi için destek verenler vardır memleketimizde. Bunlara sorduğunda bir cevap alırsın, ‘ denge siyaseti ve demokrasi için biz bunları destekledik.’ Falan, filan bir sürü süslü ama içi kan akan şerefsizce bir savunmadır bu!
Buyurun onbir aylık bir bebek sizin denge siyasetiniz sayesinde ölümle tanıştı. Ölüm son mudur? Haşa! Ama onu seven, onun büyümesini bekleyen ve isteyen binlerce insan onun için bu gece gözyaşı dökecektir. Sözüm ona insan hakları savunucularından bu gece neden bir tık ses çıkmaz. Nerede kaldı sizin, “İnsan canı kutsaldır.” Sözünüz! Neredesiniz! Hangi kahpenin yatağında, hangi namussuzun yalağındasınız? Tüm bunları destekleyen ve “ oyumu, demokrasi için falancaya verdim.” Diye açıklama yapanlar, siz neredesiniz?
Bu gece Türk milletinin canı yandı. Tüm millet cennetlik şehidimiz için gözyaşı dökerken, yukarda saydığım güruh nerededir? Siz kimin tarafında, kimin yanındasınız?
Son sözümüzü yazmadan önce söz verdiğimiz gibi en güzel cümleyi şehit annemiz ve bebeğimiz için yazmak istiyorum. Tüm dünya duysun, “ bizim Annemiz ve bebeğimiz cennetlik. Cennet kokusu şu anda onların üzerinde! Buna melekler şahit! Allah onların ölmediğine dair bizlere vaat verdi. Biz ne kadar üzgün olsak ta onlar için mutluyuz. Allah onlara komşu olmayı bizlere nasip eylesin.” Devletimizden ricamızdır bebeğimizin cenaze namazı kılındığı anda tüm yurttaki camilerde veya merkez camilerde gıyabi cenaze namazı kılınsın. Kılınsın ki Türk milletinin gücünü düşmanları görsün.
Ey Türk düşmanları unutmayın, Türk milleti size; KAN KUSTURACAK…
Fatih KAPLAN 1.08.2018

ANADOLUDAN - 17:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

HABER LİSTESİ

  • 01
    Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın Olmalı
    Erbaa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Gülbey Ay şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, seçim çalışmaları ve göreve gelme durumları halinde yapacakları işlerle ilgili bilgiler verdi. Soru- Cevap ve sohbet ortamında gerçekleşen basın toplantısında öne çıkan konu başlıklarıyla açıklamalar şu şekilde: “17 ARKADAŞIMIZLA YÖNETİMDEN AYRILDIK Biz dört yıl önce mevcut yönetimle göreve […]
  • 02
    Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
    Gökal Belediyesi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen Fındık Festivali
  • 03
    Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz
      Eski Tokat yolunda asfalt çalışmaları başladı: Başkan Karagöl sözümüzü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz Erbaa Belediyesi Eski Tokat Yolu’nda asfalt çalışmalarına başladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl verdiği sözü tutmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Erbaa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri Orhan Gazi Caddesi’nden Kuruçay İlkokuluna kadar uzanan Eski Tokat Yolunda asfalt çalışmalarına başladı. Erbaa […]
  • 04
    Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin Yanındayız
    CHP TOKAT MERKEZ İLÇE BAŞKANI AYTEKİN AYAN: “İŞÇİLERİN HAKKI GASPEDİLEMEZ, ŞIK MAKAS VE CROSS TEKSTİL DERHAL MAAŞLARI ÖDEMELİDİR” “Üç aydır maaş alamayan işçiler, tehdit ve baskıyla susturulmak isteniyor” Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Şık Makas ve bağlı kuruluşu Cross Tekstil fabrikasında yaşanan işçi mağduriyetine ilişkin […]
  • 05
    13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları Başladı
    Türkiye’nin 81 ilinde düzenlenen ve bugüne kadar her yaştan milyonlarca insana kitap okuma alışkanlığı kazandıran Ufka Yolculuk Yarışması bu yıl 13. kez düzenleniyor. Bu sene “Nasıl İnanmalı?” sorusu üzerinde odaklanan yarışmanın sloganı, insanın yaratıldığından beri taşıdığı hakikati yeniden hatırlaması amacıyla “İlk Sözleşmeni Hatırla.” olarak belirlendi. Hayatı anlamlandıran bu yolculukta, her yaştan katılımcıyı manevi derinliklerle dolu […]