KÜRESEL SERMAYENİN ULUSAL BARONLARI
KÜRESEL SERMAYENİN ULUSAL BARONLARI
Bugün ki yazımızda, ülkemizde son yıllarda artış gösteren marketler zincirlerinden bahsedeceğiz. Ülkemizde son zamanlarda zarar etmeyen kârına kâr, gücüne güç katan iki sektör var. Bunlardan biri, bankacılık diğeri ise mahalle aralarına kadar giren perakende satış mağazaları. Sakızından, beyaz eşyasına, domatesinden, donuna kadar her şeyi satan büyük tüketim merkezlerine değincek ve aklımıza takılan birkaç soruya cevap bulmaya çalışacağız.
Ülkemizde son on yılda kayıtlı market sayısı 240 binden 163 bine düşerken bunların karşısına çıkan dev marketler onlardan daha fazla kira verip daha fazla masraf ederken nasıl zarar etmiyor nasıl ayakta durabiliyorlar? Ülke genelinde 80 bine yakın marketçi işyerini kapatınca onların alışveriş yaptığı tedarikçilerde otomatikman iş ve ekmeklerinden olmuşlardır. Bu 80 bin rakamı karşılığında ülke genelinde açılan market sayısı 28 bindir. Peki bu 28 bin şubesi olan marketler ürünlerini nasıl tedarik etmektedirler? Aldıkları ürünleri ürettikleri kaç tane fabrikaları vardır? Ülkemizde kaç fabrika kurup istihdama ne kadar destek sağlamışlardır? Bunu yapmadılarsa ceplerine koydukları sıcak parayla ürün alacakları fabrika veya üreticin kapısına dayanıp istedikleri fiyata mal alıp şube sayılarını ve paralarını koz olarak kullanmışlar mıdır? Her gün ceplerine koydukları ve en küçük ilçelerin kaynaklarını ceplerine doldururken o ilçelerin gençlerini de kendilerine hamal yapma gayretleri nereden gelmektedir? Para kazandıkları yerlere ne kadar yatırım yapımışlardır?
Kazandıkları paraları dünya ekonomisinin yüzde 42 sine sahip olan 43 bin şirketi kontrol eden 1318 holdingle, bunları yöneten 147 finans kuruluşuna mı aktarıyorlar? Aralarında her hangi bir bağlantı var mıdır? Bu paralar küresel milli gelir olan 85 trilyon dolarda ne kadar etkilidir? Ağır sanayi hamlemize katkı sağlamak yerine mahalle arasında sakız satan bu büyük sermaye sahipleri neden bu kadar desteklenmektedir? Yerli üretimi öldürmeye çalışan, alırken ucuz almaya çalışıp alamaz ise ithalatla bu farkı kapatıp yerli üretimi baltalayan bu anlayışın kime nasıl faydası vardır? Bunun sonucunda ülkemizde, toplu iğne üretmeye fabrikası olmayanın silah üretmeye fabrikası veya üretme isteği olur mu?
Sadece sıcak para veya kartın geçerli olduğu alışveriş mantığıyla kapitalizmin; ‘paran kadar varsın ve yaşarsın’ mantığı arasında bir bağ var mıdır? Bunun karşılığında ‘komşusu aç iken kendisi tok yatamayacak’ olan ümmet yapımıza neler oluyor? Sadece ucuz almayı tasarlayarak başka hiçbir amacımız yoksa başımıza geçirilmeye çalışılan bu tuzakların sonunda; BAKARA SURESİ 195. ayeti nasıl yorumlamamız gerekir; ( zararı faydasından büyüktür) ayetini okuduktan sonra nasıl karşılaştırma yapacağız?
Marketlere girdiğimizde gerekli gereksiz, eksik fazla demeden tüm raflardan arabamızı doldururken, çok tüketimle beraber çok israfı da körükleyen raf sistemlerine karşı koymamız lazım iken; ISRA SURESİ 26-27 ayeti nasıl yorumlamamız gerekiyor?( gereksiz yere saçıp savurma- israf etme- zira böylesi saçıp savuranlar şeytanın dostlarıdır.)
Zincir market sahipleri de eğer Müslüman iseler onlara da sayısız hadis ve ayetlerden örnekler verilebilir ama bir tane yazıp bitirelim Peygamber Efendimiz(s.a.v.); ‘ zarar vermek yoktur, zarara uğratmakta yoktur.’ Diyor siz alır ve satarken zarar veriyorsanız bu hadisi unutmayın.
Devletimiz son dönemlerde açılan marketlere karşı gerekeni yapmalı ne milletimizi ne de esnafımızı mağdur etmemeli ucuz satılacak ise üretene de gerekli kazanç sağlanmalıdır. Büyük marketlerimizde devletini ve milletini seviyor, başka bir devlete hizmet etmiyor ise ülkemizde kurdukları fabrikalarla binler değil milyonlarca işçi çalıştırıp Türk mallarını dünyanın değişik noktalarında ucuz satıp ülkemize katkı sağlamalıdır. Bugün mahalle bakkalı kapanır yarın, küçük sanayi ondan sonra ağır sanayi…
Tükenmeden çaresine bakalım…
Fatih KAPLAN 16.10.2017
-
Erbaalı İsmail Eren Altunoğlu Matematik Olimpiyatlarında Şampiyon Oldu
-
Aykut Sefa Başar: Her Adımda Daha Büyük Bir Karayaka Hedefliyoruz
-
Eylül Özkan Kick Boks’ta Türkiye İkincisi Oldu
-
Erbaa’da Bir Köy Daha Mahalle Oluyor
-
Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın Olmalı
-
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Erbaalı İsmail Eren Altunoğlu Matematik Olimpiyatlarında Şampiyon OlduErbaalı lise öğrencisi İsmail Eren Altunoğlu, 5 Nisan 2026 pazar günü düzenlenen Uluslararası Türk Dünyası Matematik Olimpiyatlarında altın madalya kazandı ve 2-6 Temmuz 2026 tarihlerinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenecek olan finallere katılma hakkı elde etti. Uluslararası Türk Dünyası Matematik Olimpiyatı (TIMO), 2-12.sınıf öğrencilerine yönelik, analitik düşünme, problem çözme ve muhakeme becerilerini uluslararası alanda değerlendirmeye yönelik […] -
02
Aykut Sefa Başar: Her Adımda Daha Büyük Bir Karayaka HedefliyoruzKarayaka Belediye Başkanı Aykut Sefa Başar, şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek bugüne kadar olan icraatlarını ve bundan sonraki planlamalarına dair açıklamalarda bulundu. Toplu konut projelerinden Karayaka Koyunu’na, doğalgaz müjdesinden yeni arsa çalışmalarına kadar birçok konuda açıklama yapan Aykut Sefa Başar’ın basın toplantısında öne çıkan başlıklar şu şekilde: “DOĞALGAZIN GELMESİ KASABAMIZIN ÇEHRESİNİN DEĞİŞMESİNE […] -
03
Eylül Özkan Kick Boks’ta Türkiye İkincisi Oldu26-03 Nisan 2026 tarihleri arasında Diyarbakır Seyrantepe Spor salonunda yapılan Kick Boks Türkiye şampiyonasında Point Fighting 46 kg Yıldız Eylül Özkan Türkiye 2.si oldu. Eylül Özkan açıklamasında; “Hedefim şampiyon olmaktı ama nasip bu kadarmış Türkiye 2.si oldum arkadaşlarıma Aileme kulübüme özelliklede hocama çok teşekkür ediyorum. Hedefime, hedeflerime ulaşana kadar durmadan yorulmadan çalışmaya devam edeceğim.” Dedi […] -
04
Erbaa’da Bir Köy Daha Mahalle OluyorGeçtiğimiz zaman dilimlerinde Erbaa’da şehir merkezine yakın köylerden bazıları merkeze bağlanarak mahalle statüsü kazanmıştı. Aldığımız bilgilere göre merkeze yakın köylerden olan Yukarı Çandır Köyü de merkeze bağlanmak için seçime gidiyor. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından seçmen listelerinin askıya çıktığı Yukarı Çandır Köyü 12 Nisan 2026 günü merkeze bağlanmak için sandık başına gidecek. -
05
Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın OlmalıErbaa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Gülbey Ay şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, seçim çalışmaları ve göreve gelme durumları halinde yapacakları işlerle ilgili bilgiler verdi. Soru- Cevap ve sohbet ortamında gerçekleşen basın toplantısında öne çıkan konu başlıklarıyla açıklamalar şu şekilde: “17 ARKADAŞIMIZLA YÖNETİMDEN AYRILDIK Biz dört yıl önce mevcut yönetimle göreve […]
