M. Emin Güreldi Yazdı: 15 Temmuz “Halkın Darbesi”
Ah! Karşımda vatan namına bir kabristan yatıyor şimdi.
Nasıl yerlere geçmez insan?
Şu mezarlar ki uzanmış gidiyor ey yolcu!
Nereden başladı yükselmeye bak nerede ucu?
Bugün yazıma Akif’in ‘’Tükürün’’ şiirinden bir parçayla başlamak istedim. Büyük bir mücadelenin ertesinin 5. yılındayız. Yüzlerce yıllık Türk tarihinde defalarca savaştık, mücadele ettik ve ebedi yurdumuz Anadolu’ya yerleştik. Lakin yüzlerce yıllık tarihimizde 15 Temmuz 2016’da yaşadığımız ihanet gibisini hiç görmedik. Haçlılarla savaştık. Roma’yla savaştık. Avrupa’yla savaştık. Ancak ilk defa kendi askerimiz(!)le mücadele ettik. Ne mutlu ki başarılı olduk ve birkaç kendini bilmeze bu vatanı bırakmadık.
Henüz 15 yaşındaydım o gece. Ve o geceye dair tek keşkem, Erbaa meydanında küçük yaşımda tükettiğim nefesimi, keşke Ankara’da, İstanbul’da tüketseydim isteğiydi. Ben bu mücadelenin yıldönümünde o gece neler hissettiğimi anlatmak istiyorum.
15 Temmuz sabahı ilk olarak köye babaannem ve dedemin yanına gittim. Geceyi de orada geçirecektim. Akşam yatmaya hazırlanırken telefonum çaldı. Arkadaşım haberleri açmamı, sıra dışı olayların yaşandığını ve kendisi de köyde olduğu için doğru habere ulaşmakta güçlük çektiğini söyledi. Televizyonu açtığımda dönemin Başbakanı sn. Binali Yıldırım canlı yayına bağlanmış ve bir kalkışma ihtimali üzerinde durduklarını dile getirmişti. Telefonuma bakanlıklardan, belediyeden ve partilerden mesaj üstüne mesaj geliyordu. Bu mesajlarda bir darbe girişimi olduğundan ve meydanlara çıkmamız gerektiğinden söz ediliyordu. Hemen babamı aradım ve beni gelip köyden alması gerektiğini köyde duramadığımı söyledim. Erbaa’ya vardığımda ilk olarak insanlar parti binalarının önünde toplanıyordu. Ardından hep beraber meydana geçmemiz ve Türk Bayrağı dışında, farklı bir flama açılmaması ricasında bulunuldu. Yüzlerce insan caddelerden akın akın meydana yürüyordu. Kimi tekbir getiriyor kimi slogan atıyordu. Minarelerden sala sesleri yükseliyordu. Mahşeri bir ortamda gecenin karanlığını, bayrağımızın ay yıldızı aydınlatıyordu. Kimi ağlıyor, kimi baygınlıklar geçiriyor, kimi ise ortamın coşkusuna kapılmış heyecan içinde ‘’acaba burada da asker kışladan çıkacak mı?’’ sorusuna cevap bulmaya çalışıyordu. Meydana kurulan büyük ekrandan haberleri takip ediyorduk. Sabaha doğru meydana giren ekip arabasının hoparlöründen ‘’ darbe girişimi engellenmiştir. Cumhurbaşkanımız sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız sn. Binali Yıldırım görevlerinin başındadırlar’’ anonsu geçilince kopan alkış tufanının ardından dökülen göz yaşlarını hatırlıyorum. Bir gece boyu tüylerim diken diken sesim çıktığınca mücadele etmiştim. Ne mutlu ki o gece ne bankamatik, ne makarna sıralarındaydım. İnsanların birlik olduğu zamanda burada olmalıyım deyip ardından ‘’kontrollü darbeydi bilmeyen mi var’’ diyenlerden de olmadım. Son yıllarda insanların ilk defa bu kadar kenetlendiği ortamdan kendine pay çıkarmaya çalışanlarla beraber de olmadım.
Çok sayıda kahramanlık hikayesi yazıldı o gece. Ömer Halisdemir gibi yiğit askerler ve Tayyip Olçok gibi kahraman Türk gençleriyle kazanılan bir mücadeleydi 15 Temmuz mücadelesi. İmkan durumuna baktığımızda ise ikinci bir Çanakkale’ydi 15 Temmuz. Tam donanımlı düşmana karşı taş ve sopalarla verdiğimiz bir mücadeleydi 15 Temmuz.
Her şeyden öte bir gurur ve onur gecesiydi 15 Temmuz. Kendi içimizde ne kadar ters düşsek de, mesele ortak değerlerimiz olduğunda nasıl tek yumruk olduğumuzu dünyaya gösterdiğimiz bir geceydi 15 Temmuz gecesi.
251 vatandaşımızın şehit olduğu, 2 bin 196 vatandaşımızın gazi olduğu gece bu insanların adını tarihe altın harflerle yazdı. Unutmadık, unutmayacağız ve binlerce yıl hafızamızda tutarak, tekrar yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Bizim bu topraklardan başka vatanımız yok. Atalarımızın bize miras bıraktığı toprakları neslimize miras bırakabilmek için, bu mücadele bizim vazgeçilmez görevimizdir.
Bakmayın! Hem tükürün çehre-i mundarımıza,
Tükürün belki biraz duygu gelir arımıza.
Tükürün cephe-i lakaydına şarkın tükürün,
Kuşkulansın görelim, gayreti halkın tükürün.
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış tutan kahpelere!
Mehmet Emin Güreldi
15/07/2021
-
Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın Olmalı
-
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
-
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz
-
Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin Yanındayız
-
13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları Başladı
-
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın OlmalıErbaa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Gülbey Ay şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, seçim çalışmaları ve göreve gelme durumları halinde yapacakları işlerle ilgili bilgiler verdi. Soru- Cevap ve sohbet ortamında gerçekleşen basın toplantısında öne çıkan konu başlıklarıyla açıklamalar şu şekilde: “17 ARKADAŞIMIZLA YÖNETİMDEN AYRILDIK Biz dört yıl önce mevcut yönetimle göreve […] -
02
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek GerekGökal Belediyesi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen Fındık Festivali -
03
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu YaşıyoruzEski Tokat yolunda asfalt çalışmaları başladı: Başkan Karagöl sözümüzü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz Erbaa Belediyesi Eski Tokat Yolu’nda asfalt çalışmalarına başladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl verdiği sözü tutmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Erbaa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri Orhan Gazi Caddesi’nden Kuruçay İlkokuluna kadar uzanan Eski Tokat Yolunda asfalt çalışmalarına başladı. Erbaa […] -
04
Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin YanındayızCHP TOKAT MERKEZ İLÇE BAŞKANI AYTEKİN AYAN: “İŞÇİLERİN HAKKI GASPEDİLEMEZ, ŞIK MAKAS VE CROSS TEKSTİL DERHAL MAAŞLARI ÖDEMELİDİR” “Üç aydır maaş alamayan işçiler, tehdit ve baskıyla susturulmak isteniyor” Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Şık Makas ve bağlı kuruluşu Cross Tekstil fabrikasında yaşanan işçi mağduriyetine ilişkin […] -
05
13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları BaşladıTürkiye’nin 81 ilinde düzenlenen ve bugüne kadar her yaştan milyonlarca insana kitap okuma alışkanlığı kazandıran Ufka Yolculuk Yarışması bu yıl 13. kez düzenleniyor. Bu sene “Nasıl İnanmalı?” sorusu üzerinde odaklanan yarışmanın sloganı, insanın yaratıldığından beri taşıdığı hakikati yeniden hatırlaması amacıyla “İlk Sözleşmeni Hatırla.” olarak belirlendi. Hayatı anlamlandıran bu yolculukta, her yaştan katılımcıyı manevi derinliklerle dolu […]
