M. Emin Güreldi Yazdı: Türk Siyasetinin Temel Sorunu- Muhalefet Eksikliği
Türk Siyasetinin Temel Sorunu – Muhalefet Eksikliği
Türkiye siyasi anlamda özellikle son dönemde oldukça çalkantılı günler geçiriyor. Kutuplaşmaların hat safhaya ulaştığı, akla karanın birbirine karıştığı bir zeminde ilerleyen siyaset, 7’den 70’e herkesin ortak meselesi haline geldi. Çay ocaklarından tutun da sosyal medyada paylaşılan bir haberin yorumlarında dahi siyasetten başka hiçbir fikir hüküm sürmüyor. Bir tarafta her şeyimle doğruyum diyen iktidar, bir tarafta her şeyinle yanlışsın diyen muhalefet her ortamda birbirlerine kan kusuyorlar.
Öncelikle şunu belirtmemiz gerek; Ne iktidar peygamber ordusu, ne muhalefet müşrik ordusu. Her kesimin yanlışları var ve hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Lakin son dönemlerde öyle yorumlar, öyle konuşmalar görüyoruz ki insanların akıl sağlıklarını sorgulamamak elde değil. Muhalefet partileri ve onların seçmenleri öyle yorumlar yapıyorlar ki; iktidarı eleştirerek ülkeye girecek düşmanı, iktidarı eleştirerek ülkeyi işgal edecekleri için alkışlayacak seviyeye ulaştılar. Öncelikle muhalefet ne demek ona bakalım.
Muhalefet kelime anlamı bakımından bir görüşe, duruma vb. karşı durma, aykırılık demek. Lakin siyasi anlamda bu terim; iktidar partisinin yanlışlarını düzeltmek amacıyla yapısallaşan bir oluşumdur. Yani iktidar partisi devlet adına bir icraat yapacağı zaman veya bir kanun mecliste görüşülürken yanlış gördükleri durumları ikaz ederek düzeltme amacı güden kurumdur muhalefet. Ayrıca devlet çıkarları için doğruyu da destekleyen bir yapı olması beklenir.
Lakin CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, mecliste yaptığı konuşmasında aynen şu cümleleri kullanıyor; ‘’ Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu kardeşim!’’
Yani Engin Altay; bu halk kendi menfaati doğrultusunda atılan hayati adımlara bile karşı çıkacaksın, mevzubahis ülkenin sınır bütünlüğünün korunması dahi olsa iktidara sallayacaksın, bu ülkeye hayır olan her şeyi engelleyeceksin dedi bana diyor. Bu yüzden de muhalefet ve onlarla aynı yolun yolcusu olan bir kısım muhalefet seçmeni, her yapılan işte ‘’nereden çomak sokabiliriz’’ anlayışıyla hareket ediyorlar. İstanbul Boğazı’na yapılan ilk köprüye bile bu anlayış çerçevesinde karşı çıktılar, hala çıkıyorlar.
40 yıllık iktidarlarında bu ülkenin teknolojisi için hiçbir adım atmayan, uçak fabrikalarını tencere tava fabrikasına dönüştüren, üretilen arabaya benzin koymaktan aciz bir güruh, bugün karşımıza Sihaların kameraları bilmem hangi ülkeden geliyor yerli değil, yerli arabanın parçaları farklı yerlerden geliyor yerli değil, onun kaportası yerli değil bunun çimentosu yerli değil gibi akılla izah edilemeyen eleştirilerde bulunuyorlar. Yahu kardeşim senin de fikirlerin yerli değil. Bu ülkede 40 yıl iktidarda kaldınız; bir kapı menteşesi üretemediniz, kimse sesini çıkartmadı da şimdi bu milletin menfaatleri için teknolojik anlamda adımlar atılıyor buna niye karşı çıkıyorsunuz?
Dünyadaki hangi firma ürettiği araçların parçalarının tamamını kendi ülkeleri sınırları içinden karşılamış? Dünya otomobil devlerinden Volvo bile baktığımız zaman %22 gibi bir yerlilik oranına sahip. Mesele firmaların kapılarının önünde dalgalanan Türk Bayrağı aslında. Bunu anlayamıyorlar veya anlamak istemiyorlar. Bu ürünlerden elde edilen gelirlerin ülkeye döviz getireceğini fark edemiyorlar. Aslında mesele bunlar da değil. Mesele bu icraatları gerçekleştirenleri çekemiyorlar. O yüzden Avrupa ülkeleri teknolojik hamlelerle servetlerine servet katarlarken, biz hala Başörtüsünün yasaklandığı, İmam Hatiplerin kapatıldığı zaman çağ atlayacağımızı düşünen insanlarla polemiklere girip olduğumuz yerde saymaya devam ediyoruz.
Lakin bu zincir artık kırıldı. Yeni Türkiye misyonuyla birlikte kendi şirketlerimizin ürettiği yerli teknolojilerle küresel çapta önemli adımlar attık, atıyoruz. Yöneticilerimizin bu gibi söylemlere kulak vermeden, hız kesmeden bu faaliyetlere devam etmeleri gerektiğine inanıyorum.
Bir millet için, büyümekten korkmak kadar ölümcül düşünce olamaz! / Hüseyin Nihal Atsız
Saygılarımla…
Mehmet Emin Güreldi 10/04/2001
-
Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın Olmalı
-
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
-
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz
-
Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin Yanındayız
-
13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları Başladı
-
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Esnaf Odası Başkan Adayı Gülbey Ay: Esnaf Odasının Parası Esnafın OlmalıErbaa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkan Adayı Gülbey Ay şehirde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, seçim çalışmaları ve göreve gelme durumları halinde yapacakları işlerle ilgili bilgiler verdi. Soru- Cevap ve sohbet ortamında gerçekleşen basın toplantısında öne çıkan konu başlıklarıyla açıklamalar şu şekilde: “17 ARKADAŞIMIZLA YÖNETİMDEN AYRILDIK Biz dört yıl önce mevcut yönetimle göreve […] -
02
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek GerekGökal Belediyesi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen Fındık Festivali -
03
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu YaşıyoruzEski Tokat yolunda asfalt çalışmaları başladı: Başkan Karagöl sözümüzü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz Erbaa Belediyesi Eski Tokat Yolu’nda asfalt çalışmalarına başladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl verdiği sözü tutmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Erbaa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri Orhan Gazi Caddesi’nden Kuruçay İlkokuluna kadar uzanan Eski Tokat Yolunda asfalt çalışmalarına başladı. Erbaa […] -
04
Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin YanındayızCHP TOKAT MERKEZ İLÇE BAŞKANI AYTEKİN AYAN: “İŞÇİLERİN HAKKI GASPEDİLEMEZ, ŞIK MAKAS VE CROSS TEKSTİL DERHAL MAAŞLARI ÖDEMELİDİR” “Üç aydır maaş alamayan işçiler, tehdit ve baskıyla susturulmak isteniyor” Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Şık Makas ve bağlı kuruluşu Cross Tekstil fabrikasında yaşanan işçi mağduriyetine ilişkin […] -
05
13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları BaşladıTürkiye’nin 81 ilinde düzenlenen ve bugüne kadar her yaştan milyonlarca insana kitap okuma alışkanlığı kazandıran Ufka Yolculuk Yarışması bu yıl 13. kez düzenleniyor. Bu sene “Nasıl İnanmalı?” sorusu üzerinde odaklanan yarışmanın sloganı, insanın yaratıldığından beri taşıdığı hakikati yeniden hatırlaması amacıyla “İlk Sözleşmeni Hatırla.” olarak belirlendi. Hayatı anlamlandıran bu yolculukta, her yaştan katılımcıyı manevi derinliklerle dolu […]
