OLAĞANÜSTÜ KARGALARININ HAZİN SONU
Bu dünyada bazı şahsiyeteler vardır. Hayat onları bazen olağanlıktan çıkarıp olağanüstü durumlara sürükler. Onlar için olağan olmak da zordur zaten. Hatta onlar için olağan olmak, çok olağanüstü bir durumdur. Bunlara, kendi konumlarından daha olağanüstü bir konum verdiğiniz zaman o, olağanüstü konuma alışamayıp hemen olağanüstü bir kurgunun içine girerler. Onlara makam ve mevki veren kurumun da eğer olağanüstü bir konumu varsa, o mülkün emanetçileri bilirler ki; -Mülk Allah’ındır.- bu kişiliksiz kişilere bir mevki verdikleri anda onlar kendilerini o makamın üzerinde görmeye başlarlar. İşte o zaman bir başka olağanüstü durum ortaya çıkar. Hani bir zamanlar o mülkün emanetçilerinden birinin tarifiyle, ‘kendileri Ağrı dağının zirvesine çıkarlar ama davaları dağın eteklerinde kalmıştır. Ama bunu zirveye çıkınca anladık!’ diye bir açıklaması vardır.
İşte bulundukları veya konuldukları makamların altına ezilenler. Kerameti kendilerinde zannedenler kendilerine gösterilen olağanüstü saygıdan ve sevgiden çok ama çok etkilenirler. Öyle etkilenirler ki gün gelir peşlerine bu olağanüstülükten etkilenen birkaç kişiyle kafa kafaya verirler ve derler ki, ‘Bizler seçilmiş ve olağanüstü kişileriz. Biz olağanüstü işler isteriz!’ der ve isyan bayrağı açarlar. Fakat onların unuttuğu bir şey vardır. Onlara bu olağanüstü ilgi ve alaka bulundukları yerin olağanüstü konumundan gelmektedir. Ama onlar gökyüzüne çıkınca onlara kanat takanı değil de arkalarından rüzgâr estirenin güçlü olduğunu zannederler. Gökyüzünde değişik kuşlarla tanışır, değişik kuş beyinlilerden akıl alırlar. Hatta o kuş beyinliler der ki, ‘Yahu ne güzel kanatların var, keşke sendeki kanatlar bende olsa da bende senin gibi görünsem.’ Derler. Veya onun karga görünümüne bakmadan ona öyle iltifatlar ederler ki; ‘ sen tam bir kartalsın. Sendeki bu pençeler tuttuğunu koparır.’ Gibisinden sözlerle ona öyle bir rüzgâr estirirler ki, o bile kendine inanamaz. Tabi içinde şeytandan kalma veya büyük şeytanın merkezinden gelme kibrin alametleri de varsa şöyle bir aynanın karşısına geçer ver kendine bakıp der ki; ‘ Evet, bunlar doğru söylüyor. Ben onların aradığıyım.’ Der ve kanatlarını süzmeye başlar.
Etrafına da birkaç kargayla saksağan birikince, bir de Leş yiyen akbabadan da takviye ve methiye gelince hemen uçmaya başlar. Ona göre gökyüzünde artık tektir. İlk önce ona makam mevki verene hakaret etmekle işe başladığı için ona göre hakaret etmek sıradan işlerdendir. Uçmayı öğrendiği, yemek yediği yuvasına pisledikten sonra işi iyice zıvanadan çıkarır. Ağzından olmadık laflar dökülür, arkasından birazda rüzgâr esince ne diyeceğini bilemez. Dilinde bir söz pelesenk olur. Bu olağanüstü durumlar onu çok etkilediği için; ‘illa da olağanüstü bir gün yaşayalım.’ İster. Tabi ki ona mevki-makam veren yerin kurulu bir düzeni vardır ve yıkılmasını istemez. Derler ki, ‘ hayırdır? Bu rüzgâr nerden geliyor?’ bu soruya hiç cevap vermez veya veremez bizim kuş beyinli. Tek bir söz çıkar ağzından, ‘olağanüstü de olağanüstü.’
Ona makam-mevki veren -olağanüstü yer- zor günler geçirse de teslim olmaz. Bu olağanüstü duruma! Tabi ki bu arada o memlekette de olağanüstü durumlar olur. Tüm olağanüstülükler atlatılır ve bizim kargacık kartalların arasından ayrılır. İlk işi kartal gibi yürümek olur. Sonra onlar gibi konuşmaya çalışır.
Günler su gibi geçer ve bir mahkeme kurulur! Bu mahkeme de tüm taraflar hazırdır. Hâkim de bu tarafların mensup olduğu ‘olağanüstü’ bir topluluktur. Sonra ne mi olur?
Sonra kendini kartal zanneden karga, yolunmuş kaza döner, konuşmayı bile şaşırır. Ardından sığınacak liman arar, bula bula da onu ilk fırsatta def edecek korsanların gemisini bulur. Devamında mahkemeden karar çıkar ve hüküm verilir!
Karar: ‘Sen; kartal değil kargasın! Sen; sana değer verenlerin sayesinde değerdin. Ama şimdi değersiz ve gereksiz bir yaratıksın!’ hüküm Temyiz yolu kapalı olmak suretiyle verilmiş, karga tarihin derin sayfalarına gömülmüştür.
Sonra ne mi olur? Onu ilk yanına yanaşan kuş beyinliler terk eder! Çünkü o ilk önce onları harcamıştır! Çıkan ilk fırtına da kargaya ne olduğunu sormayın! Akıllı adam lafın hepsi söylenmez!
İşte kendini değerinden fazla değerli görenlerin sonu!
Allah kendini olağandan fazla görenlerden, kibre kapılıp şeytanın peşinden düşenlerden eylemesin..
Fatih KAPLAN 8.08.2018
-
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
-
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz
-
Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin Yanındayız
-
13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları Başladı
-
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek Gerek
-
Chp Erbaa İlçe Bşk. Hüseyin Çakır: Tüm Sorunları Dile Getireceğiz
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek GerekGökal Belediyesi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen Fındık Festivali -
02
Başkan Karagöl: Sözümüzü Tutmanın Mutluluğunu YaşıyoruzEski Tokat yolunda asfalt çalışmaları başladı: Başkan Karagöl sözümüzü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz Erbaa Belediyesi Eski Tokat Yolu’nda asfalt çalışmalarına başladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl verdiği sözü tutmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Erbaa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri Orhan Gazi Caddesi’nden Kuruçay İlkokuluna kadar uzanan Eski Tokat Yolunda asfalt çalışmalarına başladı. Erbaa […] -
03
Chp Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan: İşçilerin YanındayızCHP TOKAT MERKEZ İLÇE BAŞKANI AYTEKİN AYAN: “İŞÇİLERİN HAKKI GASPEDİLEMEZ, ŞIK MAKAS VE CROSS TEKSTİL DERHAL MAAŞLARI ÖDEMELİDİR” “Üç aydır maaş alamayan işçiler, tehdit ve baskıyla susturulmak isteniyor” Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan, Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Şık Makas ve bağlı kuruluşu Cross Tekstil fabrikasında yaşanan işçi mağduriyetine ilişkin […] -
04
13. Ufka Yolculuk Yarışmaları Kayıtları BaşladıTürkiye’nin 81 ilinde düzenlenen ve bugüne kadar her yaştan milyonlarca insana kitap okuma alışkanlığı kazandıran Ufka Yolculuk Yarışması bu yıl 13. kez düzenleniyor. Bu sene “Nasıl İnanmalı?” sorusu üzerinde odaklanan yarışmanın sloganı, insanın yaratıldığından beri taşıdığı hakikati yeniden hatırlaması amacıyla “İlk Sözleşmeni Hatırla.” olarak belirlendi. Hayatı anlamlandıran bu yolculukta, her yaştan katılımcıyı manevi derinliklerle dolu […] -
05
Fatih Kaplan: Fındık Festivali İçin Tebrik, Takdir ve Desteklemek GerekGökal’da Belediye Başkanı Muhittin Hünerci’nin yoğun gayretleriyle ilk defa düzenlenen festival bölgemizin adının farklı alanlarda duyulmasına yardımcı olacaktır. Bu organizasyonu farklı yönleriyle değerlendirmek gerekir. Tanıtım açısından baktığımızda; Bölgemizde fındığın yetiştirildiğini anlatmak bunu farklı noktalar ulaştırmak ilerleyen dönemde şehrimize katkı sağlayacaktır. Şehrimiz şimdiye kadar Toprak sanayisi, Organize Sanayi bölgesi, Orman ürünleri işleme sanayisi olarak adından söz […]
